Bir yılbaşı gecesiydi.Dondurucu,kavurucu bir soğuk vardı.Yoldan geçenler paltolarının yakasını kaldırmışlar,atkılarına bürünmüşler,hızlı hızlı yürüyorlardı.Kimi evine geç kalmış,acele ediyor,kimi bir eğlence yerine gidiyordu…
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde güzel ülkelerden birinde, bir padişah yaşarmış üç erkek evladıyla birlikte. Evlatları büyümüş, yakışıklı birer delikanlı olmuş yıllar geçince…
Bir adam yolda yürürken kara bir yılan görmüş. “Yılanlar kötü hayvanlardır. Onu öldürmekle hem kendime hem de diğer insanlara iyilik etmiş olacağım” demiş…
Genç adam iyi bir terziymiş. Bir dikiş makinesi ve küçücük bir dükkânı varmış. Sabahlara kadar uğraşıp didinir ama pek az para kazanırmış. Çok soğuk bir kış gecesi dükkanı kapatırken elektrik sobasını açık unutmuş ve çıkan yangın onun felaketi olmuş….
Yaz en sıcak mevsimdir. Güneş uzun kollarını uzatarak toprağı ıstır. Bu mevsimde ağaçlar meyve doludur. Dallar yemyeşil, çiçekler rengârenktir. Türlü Çeşitli bitkiler topraktan fışkırır. Böcekler, kuşlar, arılar Canlılık içinde oradan oraya koşturup dururlar. Hayvanların en çalışkanı karıncalar yaz boyu hiç boş durmazlarmış…






(Ortalama:3,82 oy)



