Evvel zaman içinde bir orman varmış. Bu ormanın kenarından tren yolu geçermiş. Her gün bir tren kasabadan kente giderken bu ormanın yamacından geçermiş. Ormandaki hayvanlar treni çok severlermiş. Tren ormanın kenarına gelince düdüğünü öttürür haber verirmiş…
Bir zamanlar,kelebeklerin çiçekten çiçeğe uçuştuğu şirin bir orman varmış.Bir gün ormandaki ağaçlar kendi aralarında bir kral seçmeye karar vermişler.Bunun için önce zeytin ağacına gitmişler…
İçinden şırıl şırıl ırmaklar akan güzel bir ormanda bir yılan yaşarmış.Yılanın başı ile kuyruğu bir gün anlaşmazlığa düşmüş.Kuyruk,yılanın başına “Hep senin dediğin oluyor” diye karşı çıkmış.”Sen nereye gitmek istersen oraya gidiyoruz.Sen nereden su içmek istersen oradan içiyoruz…
Ormanlardan birinde, birbirine komşu bir tilki ve bir leylek yaşarmış. Dost geçinmeye çalışır, iyi komşuluk yaparlarmış. Bir gün ormanda dolaşırken tilki leyleğe rastlamış: “Günaydın leylek kardeş, afiyettesinizdir inşallah.” diye sorarak selamlamış onu…
Vaktiyle,bir çoban yaşarmış.Bu çoban her sabah koyun sürüsünü alarak köyünün yaylalarına çıkarmış.Aklı karalı koyunlarını çayıra salar,kendi de bir ağacın altına oturup kavalını çalarmış.Sürüdeki koyunlar çobanın kavalını dinlemeye bayılırmış…
Vaktiyle güzel bir ormanda birbirine komşu,güvercin ile karga yaşarmış.Karga kendini pek beğenmiş biriymiş.Güne şarkı söylemeden başlamazmış: “Gak gak gak, Şu sesime bak, Kargaların incisiyim, Güzellikte birinciyim, Tray lay lom,tray lay lom…” Söylediği şarkıyla bütün hayvanların başını şişirirmiş…
Bir zamanlar hansel ve gratel adında iki kardeş vardı. Fakir bir oduncu olan babaları ve kötü kalpli üvey anneleri ile birlikte ormandaki evlerinde yaşıyorlardı. Oduncunun parası yoktu ve yiyecekleri çok azalmıştı…
Bilirsiniz tavşanlar hızlı koşarlar. Bir zıpladığında birçok hayvanı geride bırakabilir. Ormanda yaşayan bir tavşanda hızlı koşmasıyla övünürmüş. Kendini beğenmiş bir şekilde bağırırmış çevrede, “bu ormanda en hızlı ben koşarım…”






(Ortalama:3,88 oy)



