İçinden şırıl şırıl ırmaklar akan güzel bir ormanda bir yılan yaşarmış.Yılanın başı ile kuyruğu bir gün anlaşmazlığa düşmüş.Kuyruk,yılanın başına “Hep senin dediğin oluyor” diye karşı çıkmış.”Sen nereye gitmek istersen oraya gidiyoruz.Sen nereden su içmek istersen oradan içiyoruz…
Bir zamanlar yaşlı bir kadıncağız varmış.Yedi oğluyla birlikte köyde yaşarmış.Fakat bu kadının oğulları birbirleriyle hiç geçinemezmiş.Her biri kendini diğerinden güçlü sanırmış.Güçlerini göstermek için de birbirleriyle dövüşüp dururlarmış…
Vaktiyle,bir çoban yaşarmış.Bu çoban her sabah koyun sürüsünü alarak köyünün yaylalarına çıkarmış.Aklı karalı koyunlarını çayıra salar,kendi de bir ağacın altına oturup kavalını çalarmış.Sürüdeki koyunlar çobanın kavalını dinlemeye bayılırmış…
Bir hastalık ormanda ki bütün hayvanları kırıp geçiriyormuş. Hayvanlar birer birer ölmeye başlamışlar. Aslan bakmış olacak gibi değil, sıra ona da geliyor yavaş yavaş “buna bir kurtuluş yolu bulmak gerekir…
Küçük çocuk,baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken şaşkınlığını gizleyemiyordu.Onu hayrete düşüren,”Bizim eve bile sığmaz .” dediği o güzelim balonların,adamı nasıl havaya kaldırmadığı idi.Baloncu,dinlenmek için durakladığında o da duruyor ve sonra yine takibe koyuluyordu…
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde güzel ülkelerden birinde, bir padişah yaşarmış üç erkek evladıyla birlikte. Evlatları büyümüş, yakışıklı birer delikanlı olmuş yıllar geçince…
Bir varmış,bir yokmuş.Bir aslan varmış.Bu aslan ormanların kralı imiş.Her gün kral bir hayvanı yemeye geliyormuş.Bir gün hayvanlar krallarına…
Ormanın birinde bir tilki yaşarmış. Kurtlardan biriyle iyi arkadaşmış. Ama arkadaşının yediği koyunları gördükçe kendi kendine hayıflanırmış. Bir gün kurta şöyle demiş…





(Ortalama:4,07 oy)




