Bir zamanlar,kelebeklerin çiçekten çiçeğe uçuştuğu şirin bir orman varmış.Bir gün ormandaki ağaçlar kendi aralarında bir kral seçmeye karar vermişler.Bunun için önce zeytin ağacına gitmişler…
Karınca Muk,bir arpa tanesini yuvasına taşımaya çalışıyormuş.O sırada yanına Sinek Ruk yaklaşmış.”Kolay gelsin,Bay Muk” demiş.”Ama görüyorum ki yük taşımak pek de kolay değil.” “Evet kolay değil” demiş çalışkan Muk.”Ama ben halimden memnunum”…
Bir zamanlar hansel ve gratel adında iki kardeş vardı. Fakir bir oduncu olan babaları ve kötü kalpli üvey anneleri ile birlikte ormandaki evlerinde yaşıyorlardı. Oduncunun parası yoktu ve yiyecekleri çok azalmıştı…
O gün, yılın ilk karı yağmıştı. Narlıköy’ün çocukları hemen toplanıp, kendilerine kömür gözlü, havuç burunlu, sevimli bir kardan adam yaptılar. Bütün gün neşe içinde kartopuna tutup, oynadılar. Çocukların sevinçli hali kardan adamın da çok hoşuna gitmişti…
Bir hastalık ormanda ki bütün hayvanları kırıp geçiriyormuş. Hayvanlar birer birer ölmeye başlamışlar. Aslan bakmış olacak gibi değil, sıra ona da geliyor yavaş yavaş “buna bir kurtuluş yolu bulmak gerekir…
Küçük çocuk,baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken şaşkınlığını gizleyemiyordu.Onu hayrete düşüren,”Bizim eve bile sığmaz .” dediği o güzelim balonların,adamı nasıl havaya kaldırmadığı idi.Baloncu,dinlenmek için durakladığında o da duruyor ve sonra yine takibe koyuluyordu…
Bir zamanlar yoksul ve dul bir kadın varmış. Oğlu çok tembel bir delikanlı olduğu için paraları yok denecek kadar azmış. Bir gün o kadar zor bir duruma düşmüşler ki, kadıncağız ellerinde kalan tek mal varlığını, Süt Beyazı isimli ineklerini satmaya karar vermiş…
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde güzel ülkelerden birinde, bir padişah yaşarmış üç erkek evladıyla birlikte. Evlatları büyümüş, yakışıklı birer delikanlı olmuş yıllar geçince…





(Ortalama:4,05 oy)




