<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sesli Masal &#187; kedi</title>
	<atom:link href="http://www.seslimasal.net/tag/kedi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.seslimasal.net</link>
	<description>Masallar - Masal Dinle - Masal Oku - Dünya Klasikleri - Masal Dünyası</description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Jan 2012 11:26:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Bremen Mızıkacıları</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/goruntulu-masal/bremen-mizikacilari.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/goruntulu-masal/bremen-mizikacilari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 11:26:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MasalBaba</dc:creator>
				<category><![CDATA[Görüntülü Masal]]></category>
		<category><![CDATA[bremen]]></category>
		<category><![CDATA[eşek]]></category>
		<category><![CDATA[horoz]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[köpek]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=1022</guid>
		<description><![CDATA[Vaktiyle bir adamın bir eşeği varmış. Bu eşek çuvalları bıkmadan usanmadan yıllarca değirmene götürmüş. Fakat artık gücü kalmamış, işe yaramaz bir duruma düşmüş. Sahibi onu boş yere beslemek istemiyormuş. Eşek de işlerin yolunda olmadığını sezmiş, başını alıp çıkmış, Bremen yolunu tutmuş. Orada kent çalgıcısı olabileceğini sanıyormuş.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe src="http://www.youtube.com/embed/EiqEogh9Dks" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fgoruntulu-masal%2Fbremen-mizikacilari.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/goruntulu-masal/bremen-mizikacilari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YAVRU FARE YAVRU HOROZ VE KEDİ</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/sesli-masallar/yavru-fare-yavru-horoz-ve-kedi.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/sesli-masallar/yavru-fare-yavru-horoz-ve-kedi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Jan 2011 15:48:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MasalBaba</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sesli Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[fare]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[horoz]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[yavru]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=852</guid>
		<description><![CDATA[Henüz hiçbir şeyin farkında olmayan, dostunu düşmanını ayıramayan minicik bir fare acemiliğinden bir gün neredeyse ölecekmiş. Yaşadıklarını annesine şöyle anlatmış: Araştırmacı bir fare olarak bütün dağı taşı dolaştım...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.seslimasal.net/wp-content/uploads/2011/01/fare-ile-kedi.jpg"><img onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" class="aligncenter size-full wp-image-853" title="fare-ile-kedi" src="http://www.seslimasal.net/wp-content/uploads/2011/01/fare-ile-kedi.jpg" alt="fare ile kedi YAVRU FARE YAVRU HOROZ VE KEDİ" width="294" height="302" /></a></p>
<h2 style="text-align: justify;">Henüz hiçbir şeyin farkında olmayan, dostunu düşmanını ayıramayan minicik bir fare acemiliğinden bir gün neredeyse ölecekmiş. Yaşadıklarını annesine şöyle anlatmış: “Araştırmacı bir fare olarak bütün dağı taşı dolaştım. Yolda giderken iki tane hayvan gördüm. Bunlardan biri yumuşacık ve çok tatlıydı. Ötekisi ise hareketli ve asık suratlıydı. Kulakları tırmalayan kötü bir sesi vardı. Kafasının üstünde sallanan bir et parçası vardı. Çirkin kanatlarını çırpıp duruyor, korkunç gürültü çıkarıyordu. Uçamıyordu. Bilirsin cesur biriyimdir ben. Fakat hayvanın bu halini görünce korkup kaçıverdim. Ona da çok kızdım. Çünkü o olmasa öteki yumuşak ve tatlı hayvanla tanışacaktım. Derisi kadife gibiydi. Kulakları bizim kulaklarımıza benziyordu. Uzun kuyruğuyla dans eder gibiydi. Gözleri ışıl ışıl parlıyordu. Alçak gönüllü birine benziyordu. İşte tam onunla tanışacakken, korktuğum o asık suratlı hayvan ağzını açtı bende oradan uzaklaştım.” Anne fare gülümsemiş: “Yavrum” demiş. “O sevimli dediğin hayvan kedidir. Bizim dostumuz değildir. Farelere karşı kötü niyetlidir. Diğer hayvan yani horoz tamamen zararsızdır. Bize dokunmaz bile. Sevgili yavrum etrafına bakarken dış görünüşe aldanma. Başına bir felaket gelebilirdi. Bunu aklından çıkarma.”</h2>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fsesli-masallar%2Fyavru-fare-yavru-horoz-ve-kedi.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/sesli-masallar/yavru-fare-yavru-horoz-ve-kedi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>19</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TAVŞAN GELİNCİK VE KEDİ</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/sesli-masallar/tavsan-gelincik-ve-kedi.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/sesli-masallar/tavsan-gelincik-ve-kedi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 00:56:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MasalBaba</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sesli Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[tavşan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=679</guid>
		<description><![CDATA[Ormanda minik, sevimli yuvasında yaşayan bir tavşan varmış. Bir yaz sabahı erkenden dışarı çıkmış. Hava çok güzelmiş. Çam ağaçlarının, rengârenk çiçeklerin kokusunu çiğerlerine çekerek hoplaya zıplaya çıkmış yola. Bir tepenin kıyısına gelerek güneşin doğuşunu izlemeye başlamış.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.seslimasal.net/wp-content/uploads/2009/11/gelincik.jpg"><img onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" class="aligncenter size-full wp-image-378" title="gelincik" src="http://www.seslimasal.net/wp-content/uploads/2009/11/gelincik.jpg" alt="gelincik TAVŞAN GELİNCİK VE KEDİ" width="251" height="263" /></a></p>
<h2 style="text-align: justify;">Ormanda minik, sevimli yuvasında yaşayan bir tavşan varmış. Bir yaz sabahı erkenden dışarı çıkmış. Hava çok güzelmiş. Çam ağaçlarının, rengârenk çiçeklerin kokusunu çiğerlerine çekerek hoplaya zıplaya çıkmış yola. Bir tepenin kıyısına gelerek güneşin doğuşunu izlemeye başlamış. En sevdiği şeymiş güneşi böyle selamlamak. Uyanık gelincik tavşanın yuvasından çıktığını görmüş. Ortalığa bir göz gezdirmiş sonra eşyalarını tavşanın yuvasına taşımaya başlamış. Bu güzel yuva tam istediği gibiymiş. Eve iyice yerleşmiş. Tavşan taze otlar yiyerek karnını doyurmuş. Mutlu bir biçimde evine dönmüş. Güzel yuvasında bir gelincik görünce çok şaşırmış. “Gelincik” diye bağırmış. “Ne hakla benim evime yerleşirsin. Hemen buradan çık git.” Sivri burunlu gelincik bu sözlerden hiç etkilenmemiş. Yerinden bile kımıldamamış. “Hayır” demiş. “İlk kim yerleşmişse ev onun sayılır. Hem şimdiye kadar sen oturdun bu evde şimdi ise sıra bende.”</h2>
<h2 style="text-align: justify;">Tavşan öfkeden çılgına dönmüş. “Nasıl haksızlık yaparsın” demiş. “Önce geldiğini söylüyorsun ama burası daha dedelerimden babalarımdan kaldı. Çok eskiden beride burada ben yaşarım.” Kavga büyümüş ancak bir sonuca da varamamışlar. “Peki” demiş tavşan, “öyleyse gidip bilge kediye soralım.” Koşar adımlarla gitmişler kediye. Bilge kedi koca göbekli, oturduğu yerden kalkmayan, hantal görünümlü biriymiş. Ormanda bir mesele olduğunda ona danışılırmış. Bilge kedi tavşanla gelinciği iyi karşılamış. Dertlerini dinlemeye başlamış. Kedi; “hmm durun hele artık yaşlandım kulaklarım yeterince duymuyor. Biraz daha yaklaşın bakalım kulağıma doğru anlatın.” Tavşan ve gelincik iyice yaklaşmışlar. Eğilip hızlı hızlı anlatıyorlarmış ki kedi birden saldırmış ikisini de yiyip yutmuş. “eh” demiş “artık anlaştınız.”</h2>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fsesli-masallar%2Ftavsan-gelincik-ve-kedi.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/sesli-masallar/tavsan-gelincik-ve-kedi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>25</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SİHİRLİ FASULYE</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/sihirli-fasulye.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/sihirli-fasulye.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Jan 2010 02:47:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MasalBaba</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[kemik]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[kuş]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[prens]]></category>
		<category><![CDATA[tarla]]></category>
		<category><![CDATA[tavuk]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta]]></category>
		<category><![CDATA[zengin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=640</guid>
		<description><![CDATA[Bir zamanlar yoksul ve dul bir kadın varmış. Oğlu çok tembel bir delikanlı olduğu için paraları yok denecek kadar azmış. Bir gün o kadar zor bir duruma düşmüşler ki, kadıncağız ellerinde kalan tek mal varlığını, Süt Beyazı isimli ineklerini satmaya karar vermiş...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: justify;">Bir zamanlar yoksul ve dul bir kadın varmış. Oğlu çok tembel bir delikanlı olduğu için paraları yok denecek kadar azmış. Bir gün o kadar zor bir duruma düşmüşler ki, kadıncağız ellerinde kalan tek mal varlığını, Süt Beyazı isimli ineklerini satmaya karar vermiş. Oğluna ineği pazara götürüp satabileceği en iyi fiyata satmasını söylemiş. Dalikanlı pazara giderken yolda tuhaf bir yaşlı adama rastlamış. Yaşlı adam ineğe bir göz atmış ve delikanlıya, “Bak çocuğum, bana bu ineği verirsen karşılığında sana çok değerli şeyler veririm,” demiş. Sonra cebinden beş fasulye tanesi çıkarmış. “Fasulye tanesi mi?” demiş delikanlı tereddütle.” “Ama bunlar sihirli,” demiş yaşlı adam. Adam öyle deyince bu iş delikanlının aklına yatmış ve fasulyeler karşılığında Süt Beyazı’nı yaşlı adama vererek yaptığı değiş tokuştan memnun, eve dönmüş. “Anne! Bak elimde ne var!” diye seslenip olanları anlatmış delikanlı eve dönünce. Ama annesi ona çok kızmış. Fasulye tanelerini dışarı, eline geçirdiği tavayı da delikanlıya fırlatmış. Sonra da ceza olsun diye onu odasına yollamış ve ona yemek vermemiş.</h2>
<h2 style="text-align: justify;">Sabah olunca delikanlı gözlerine inanamamış. Yatak odasının penceresinden, dışarıda bir bitkinin hızla büyüdüğünü görmüş. Bu ne bir ağaç, ne de dev bir ayçiçeğiymiş; göğe doğru büyümüş sihirli bir sırık fasulyesiymiş. Delikanlı hemen pencereden sarkıp sihirli fasulyeye tutunmuş ve tırmanmaya başlamış. Yarım saat sonra kendini, her şeyin normalden daha büyük olduğu garip bir ülkede bulmuş. Tarlaların ötesinde çok büyük bir ev varmış. Delikanlı evin yanına gidip kapıyı çalmış. Kapıyı bir kadın açmış. “Yiyecek bir şeyiniz var mı?” diye sormuş delikanlı. “Var,” demiş kadın. “Ama dev kocam gelince ortadan kaybolman gerek. Çünkü çocuklara hiç dayanamaz, onları hemen yer.” Delikanlı tam bir şeyler yemek üzere sofraya otururken dışarıdan birinin gür bir sesle şunları söylediğini duymuş: “Fee-fi-fo-fum, işte bir çocuk kokusu duydum. Ölü de olsa, diri de olsa güzeldir onları yemek. Kemiklerini öğütür, yaparım kendime ekmek.” “Fırına saklan. Hemen!” demiş kadın delikanlıya. Sonra da kocasına, “Ne çocuğu hayatım, dün kediye verdiğim et parçalarının kokusunu aldın herhalde,” diye seslenmiş. Yemekten sonra dev kese kese altınlarını saymaya başlamış. Kısa bir süre sonra altın saymaktan yorulup uykuya dalmış. Delikanlı saklandığı yerden çıkıp bir kese altın almış. Keseyi sihirli fasulyesinden aşağıya atmış, ardından fasulyenin sırığına tutuna tutuna aşağıya inmiş.</h2>
<h2 style="text-align: justify;">Annesi artık şanslarının döndüğüne bir türlü inanamamış. Ama birkaç ay sonra ellerindeki tüm altınlar bitmiş. Delikanlı tekrar sihirli fasulyesine tırmanarak devin yaşadığı ülkeye gitmiş. Devin karısı bu kez ona kuşkucu bir şekilde davranıyormuş. “Geçen gelişinde bir kese altınımız kayboldu,” diye iğnelemiş onu. Ama yine de delikanlıyı içeri almış. Çok geçmeden dev çıkagelmiş. “Fee-fi-fo-fum,” diye bir şarkı söylüyormuş. Bunu duyan delikanlı hemen yine fırına saklanmış. “Ne çocuğu, hayatım,” demiş devin karısı. “Dün yediğin piliç haşlamanın kokusunu duydun herhalde. Sen etli böreğini yemene bak!” Yemeğini bitirdikten sonra dev, karısına, “Kadın, bana tavuğumu getir,” demiş. Karısı hemen tavuğu getirmiş. “Yumurtla!” diye emretmiş dev ve delikanlının hayret dolu bakışları altında tavuk altın bir yumurta yumurtlamış. Tabii delikanlı tavuğu da alıp evine götürmüş. Delikanlı ile annesi böylece zengin olmuşlar.</h2>
<h2 style="text-align: justify;">Ama bir yıl sonra çocuk şansını bir kez daha denemeye karar vermiş ve tekrar sihirli fasulyesine tırmanmış. Bu sefer eve, devin karısına görünmeden girip, bir bakır tencerenin içine saklanmış. Dev girmiş içeri. “Fee-fi-fo-fum,” diye başlamış yine tekerlemesine. “Eğer bu yine o lanet olası çocuksa, fırına bak hayatım, kesin oradadır,” demiş karısı. Delikanlı orada değilmiş tabii ki. “Buralarda bir yerde, eminim,” diye gürlemiş dev, ama karısıyla birlikte evin altını üstüne getirmelerine rağmen onu bulamamışlar. Bu sefer dev yemekten sonra altın bir harp çıkarmış ortaya. “Söyle!” diye emretmiş ve harp ninniler söyleyip onu uyutmuş. O an delikanlı bu harpı her şeyden çok istediğini anlamış. Horlamakta olan devin dizine tırmanmış, masaya atlamış ve harpı kapmış. “İmdat!” diye bağırmış harp. Delikanlı, sırtında harp, masadan aşağıya atlamış. Dev peşine takılmış. Delikanlı sihirli fasulyesini yarıladığında harp, “İmdat!” diye bağırmış yine. Dev delikanlının peşinden sırık fasulyesine atlamış. Delikanlı aşağıya ulaşınca, “Anne! Çabuk bir balta getir,” diye bağırmış. İkisi birlikte sihirli fasulyeyi baltayla kesmeye başlamışlar. Bir süre sonra sihirli fasulyeyle birlikte dev de yere düşmüş ve anında ölmüş. “Üf!” demiş çocuk. “Az kalsın gidiyorduk!” O günden sora delikanlıyla annesi zenginler gibi yaşamışlar. Onlar söyledikçe tavuk altın yumurta yumurtluyormuş. İnsanlar altın harpı dinlemek için onlara para ödüyorlarmış. Delikanlının daha sonra güzel bir prensle evlenmiş ve ömürlerinin sonuna kadar mutlu yaşamışlar&#8230;</h2>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Gönderen:</strong></span><span style="text-decoration: underline;">Ceren ARICI<br />
</span></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fsizden-gelenler%2Fsihirli-fasulye.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/sihirli-fasulye.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KÖR ADAMIN KANDİLİ</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/kor-adamin-kandili.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/kor-adamin-kandili.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Dec 2009 02:40:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MasalBaba</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=631</guid>
		<description><![CDATA[Zamanın birinde,gözleri görmeyen ihtiyar bir adamcağız varmış.Küçük kulübesinde tek başına yaşarmış.Ormandan el yardımıyla topladığı çalı çırpıları satarak geçinirmiş.Geceleri bir yere gideceği vakit,hiç ihmal etmez,kandilini yakar,dışarı öyle çıkarmış...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: justify;">Zamanın birinde,gözleri görmeyen ihtiyar bir adamcağız varmış.Küçük kulübesinde tek başına yaşarmış.Ormandan el yardımıyla topladığı çalı çırpıları satarak geçinirmiş.Geceleri bir yere gideceği vakit,hiç ihmal etmez,kandilini yakar,dışarı öyle çıkarmış.Kasaba halkı bu kör adamın,gözleri görmediği halde neden kandille dolaştığını anlayamazmış.İçlerinden kimse çıkıp bunun nedenini de sormazmış.Bir gün kör adam yine sabah erkenden kalkıp ormana çalı çırpı toplamaya gitmiş.O gider gitmez,kasabada meraklığıyla tanınan bir kadın etrafına arkadaşlarını toplayarak-Bu adam kör falan değil.Kör taklidi yaparak bizi kandırmaya çalışıyor.Böylece ona acıyıp elindeki çalı çırpıyı satın almamızı bekliyor demiş.Arkadaşları-Çok doğru!Yoksa geceleri neden elinde kandille dolaşsın?diye onu desteklemişler.Sonra hep birlikte kör adamın evine gelmiş,kandilini alıp saklamışlar.Adam o gün yine sırtındaki çalı çırpıyla evine dönmüş.Akşam dışarı çıkacağı vakit kandilini aramış.Fakat bir türlü bulamamış.Çaresiz,kandilsiz dışarı çıkmış.Kasabanın karanlık sokaklarında yürürken koluna bir adam çarpmış.Ardından ayağına bir kedi dolanmış.Sonra omzuna bir adam daha çarpıvermiş.Adamcağız sonunda dengesini kaybederek tepetaklak yere yuvarlanmış&#8230;Bunu gören kasabalılar,üzüntüyle onu yerden kaldırmışlar.Kör adam-Ah elimde kandilim olsaydı,dikkatsiz insanlar görür,bana çarpmazlardı demiş.İşte böylece kör adamın neden kandil taşıdığını herkes öğrenmiş.Kandili saklayan kadınlar yaptıklarına utanmışlar.Kandili adama geri vermişler.Adamcağız o günden sonra kasabanın sokaklarında kandiliyle güven içinde dolaşmış&#8230;</h2>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Gönderen:</strong></span><span style="text-decoration: underline;">Çağla ŞEN<br />
</span></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fsizden-gelenler%2Fkor-adamin-kandili.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/kor-adamin-kandili.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KEMANCI KEDİ</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/kemanci-kedi.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/kemanci-kedi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Dec 2009 00:16:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MasalBaba</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[karga]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[köpek]]></category>
		<category><![CDATA[kuş]]></category>
		<category><![CDATA[yavru]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=578</guid>
		<description><![CDATA[Sarman kedinin derdi büyüktü.Yavrularını bir türlü uyutamıyordu.Birini uyutsa diğeri miyavlıyordu."Hepsi birden uyusa da ben de işime baksam,"dedi...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: justify;">Sarman kedinin derdi büyüktü.Yavrularını bir türlü uyutamıyordu.Birini uyutsa diğeri miyavlıyordu.&#8221;Hepsi birden uyusa da ben de işime baksam,&#8221;dedi.&#8221;Miyav miyav&#8221; ninni söyledi, şarkı söyledi. Yavrularını yine uyutamadı.&#8221;Hay Allah! Ne yapsam acaba?&#8221;diye söylendi.Radyoyu açtı.Tatlı bir keman sesi odaya yayıldı.Hayret! Yavrular mışıl mışıl uyumaya başladılar.Sarman kedi de oracıkta uyuyakaldı. Aman ne güzel! Sarman kedi,kararını vermişti.Gitti,kendine bir keman aldı.Çalmaya başladı:Gıcıırt.. Gırç.. Yavru kediler,kulaklarını tıkadılar.Sağa sola saklandılar.Aman, ne kötü! Sarman kedi: &#8220;Siz küçüksünüz,müzikten anlamazsınız,&#8221;dedi.&#8221;Ama kuşlar anlar&#8230;&#8221; Görelim bakalım&#8230;Kuşlar ağaçta &#8220;cik cik&#8221; diyerek neşeyle ötüyordu.Sarman kedi,ağacın altına geldi.Kemanı çalmaya başladı: &#8220;gıcıııır&#8230;Gıcııırt&#8230; Gırç&#8230;&#8221; Kuşlar:&#8221;Aman,ne korkunç bir ses!&#8221;dediler. Kaçıp gittiler.Sarman kedi: &#8220;Siz müzikten ne anlarsınız!&#8221;dedi.&#8221;Anlasa anlasa köpekler anlar.&#8221; Denemesi bedava&#8230;Sarman, sokağa çıkınca köpekler çevresini sardılar.Dişlerini göstererek hırlamaya başladılar.Sarman şaşırdı:&#8221;Daha çalmaya başlamadımki,&#8221; dedi. Baktı ki iş kötü,hemen kemanı çalmaya başladı.&#8221; Garç,gurç!Harç,hurç!&#8221; sesini duyan köpekler,kulaklarını tıkıyarak oradan uzaklaştılar.Sarman derin bir oh çekti. &#8221; kemanım sonunda bir işe yaradı,&#8221; dedi. Sarman, sağa sola baktı. Çevresinde kara kargadan başkası kalmamıştı. &#8220;Karga kardeş,güzel keman çalmak için ne yapmalıyım?&#8221; diye sordu. &#8220;Tabi ki ders almalısın,&#8221; dedi karga. Sarman kedi,ders almak için fazla uzağa gitmedi.Usta kemancı, bahçedeki ağaçta yaşıyordu. Adı da ağustos böceğiydi. İşte ,ondan ders almaya başladı. haydi bakalım&#8230; &#8221; Çalışan başarır,&#8221; derler. Sarman kedi,sonunda keman çalmasını öğrendi. Yavrularını keman çalarak uyutuyor: Gıy gıy da gıy gıy&#8230; Bahçedeki kuşlara, kedilere, hatta köpeklere de konser veriyor. Herkes ona Kemancı Kedi diyor ve alkışlıyor.Şak şak şak!.. Bravo Kemancı Kedi!</h2>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Gönderen:</strong></span><span style="text-decoration: underline;">Beste SOLMAZ<br />
</span></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fsizden-gelenler%2Fkemanci-kedi.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/kemanci-kedi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>PUSS IN BOOTS</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/ingilizce-masallar/puss-in-boots.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/ingilizce-masallar/puss-in-boots.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Dec 2009 23:38:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MasalBaba</dc:creator>
				<category><![CDATA[İngilizce Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[donkey]]></category>
		<category><![CDATA[fish]]></category>
		<category><![CDATA[ingilizce sesli masal]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[mom]]></category>
		<category><![CDATA[puss in boots]]></category>
		<category><![CDATA[queen]]></category>
		<category><![CDATA[royal family]]></category>
		<category><![CDATA[silly cat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=565</guid>
		<description><![CDATA[There was once an old miller who had three sons. When he died, he left them everything he had. Simon, the eldest son, inherited the flour mill, Alex got a donkey and Jack, the youngest, got a cat. Simon soon set to work grinding flour. Alex headed for town with his donkey. “I’m going to find work hauling things,” he said...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">
<h2 style="text-align: center;"><img onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" class="aligncenter size-full wp-image-566" title="cizmelikedi" src="http://www.seslimasal.net/wp-content/uploads/2009/12/cizmelikedi.jpg" alt="cizmelikedi PUSS IN BOOTS" width="168" height="300" /></h2>
<h2 style="text-align: justify;">There was once an old miller who had three sons. When he died, he left them everything he had. Simon, the eldest son, inherited the flour mill, Alex got a donkey and Jack, the youngest, got a cat. Simon soon set to work grinding flour. Alex headed for town with his donkey. “I’m going to find work hauling things,” he said.<br />
Jack, meanwhile, tried to think of a way to make a living.<br />
“That silly cat is worse than useless, for I shall have to feed him, as well as myself,” he grumbled.<br />
“Do not be so glum, Master,” the cat said. I have a plan that will make us both rich.” “What can you do? You’re only a cat!” said Jack.<br />
“Give me a fine hat, a pair of good boots, and a large sack,” said the cat. “I shall take care of the rest.”<br />
“Why not,” Jack said miserably. “What have I got to lose?”<br />
When the cat was dressed to his satisfaction, he left Jack sitting in a field, and headed for the nearest stream. Puss ‘n Boots, as he was then called, crouched on the bank and used his swift paws to pull a dozen gleaming fish out of the water.<br />
His sack bulging with fish, Puss ‘n Boots strutted to the castle and asked to see the King.<br />
“What business does a cat have with the King?” asked the gatekeeper.<br />
“I have a gift from the Marquis of Carabas,” said Puss. He was allowed in at once, and bowed before the King, the Queen and their daughter, Cecile.<br />
“The Marquis of Carabas sends his greetings, and would like you to have these fine fish from his estate, Your Highness,” said the cat.<br />
“Tell the Marquis we appreciate his kindness,” said the King. But as soon as Puss had left, the King whispered to his wife, “Who is this Marquis?”<br />
“I don’t know,” replied the Queen. “I’ve never even heard of him.”<br />
Over the next few days, Puss returned to the court several times, each time with a gift for the royal family.<br />
“Here comes that cat again! Who is this Marquis of Carabas?” the courtiers whispered. Since no one knew who he was, everyone in the King’s court made up stories about him.<br />
“I hear he is the richest man in the kingdom,” someone said.<br />
“And the most handsome,” said another.<br />
Then one day, when Puss brought the Queen a pheasant, she said to him, “Your master seems to be a good hunter.”<br />
“Oh yes,” Puss replied. “The Marquis has many talents.”<br />
“But why have we never met him?” asked the Queen. “You must arrange a meeting.” That night, Puss told Jack he was to meet the Queen. “That’s ridiculous!” said Jack. “Look at me! I don’t even have a decent shirt!”<br />
“Don’t you worry,” said Puss. “Leave everything to me.”<br />
The next day, Puss led Jack to the river.<br />
“Take off your shirt and get in the water,” Puss told him.<br />
“But I can’t swim!” said Jack.<br />
“Don’t worry. Just do as I say,” said the cat.<br />
But when Jack stepped into the river, the cat pushed him into deep water. Just as Puss had planned, the current carried Jack downstream to the bridge where the king’s carriage was passing.<br />
“Help!” cried Jack.<br />
“Hurry!” yelled Puss. “The Marquis of Carabas is drowning!”<br />
The king ordered two men to pull Jack out of the water. He sent a third man to the castle for dry clothing. Soon, Jack was dressed in clothes fit for a marquis.<br />
“He would make a handsome husband, don’t you think?” whispered the Queen to Cecile.<br />
“You must be exhausted from your ordeal,” the King said to Jack. “We shall escort you home.”<br />
“Yes. Where exactly is your castle?” asked the King’s advisor, who was suspicious of Jack and his cat.<br />
“Well, ahhh, I don’t have a castle,” muttered Jack.<br />
“The Marquis is always so modest. There it is,” said Puss, pointing to a castle on the hill.<br />
“Now, if you will excuse me, I have some errands to run.” And the cat leapt out of the carriage.<br />
Puss ‘n Boots raced along the road, ahead of the King’s carriage, and shouted to the peasants working in the fields.<br />
“If anyone asks, say these lands belong to the Marquis of Carabas,” Puss instructed them.<br />
“The castle, too.”<br />
“Certainly, Sire,” the peasants replied.<br />
Puss reached the castle on the hill, and knocked at the huge gate. A door in the gate swung silently open.<br />
Puss tiptoed through the dark rooms. Suddenly, a giant ogre appeared before him.<br />
“What are you doing in my castle?” he hollered.<br />
Puss introduced himself politely.<br />
“I hear you have great magical powers and that you can transform yourself into an elephant, or even a lion,” said Puss. “Is that true?”<br />
Instantly, the ogre transformed himself into a lion.<br />
“What do you think?” he roared, chasing Puss around the room.<br />
“I believe you!” said Puss. “But can you make yourself as small as a mouse?” can do anything,” replied the proud ogre. But as soon as he transformed himself into a mouse, the clever cat swooped him up and swallowed him whole. Meanwhile, the King’s carriage approached the castle.<br />
“Who owns all these rich fields?” he asked.<br />
“The Marquis of Carabas,” replied one of the peasants.<br />
“And the castle is his, too?” asked the King.<br />
“Yes, Sire,” said the peasant.<br />
With the ogre out of the way, Puss ran through the castle, opening all the gloomy curtains to let the sun in. He reached the gate just as the King’s carriage pulled up.<br />
“Welcome to the estate of the Marquis of Carabas,” Puss announced, bowing low.<br />
“Why it’s lovely,” said the Queen.<br />
“You’ve done very well for yourself, young man,” said the King.<br />
“Yes, it seems that I have,” replied Jack.<br />
But Jack was not looking at the castle at all &#8211; from the moment he met her, Jack only had eyes for Princess Cecile.<br />
Several months later, Jack and Cecile were married, and they lived happily ever after. Of course, Puss ‘n Boots lived happily ever after at their side.</h2>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fingilizce-masallar%2Fpuss-in-boots.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/ingilizce-masallar/puss-in-boots.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GARFIELD BOYAMA OYUNU</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/oyunlar/garfield-boyama-oyun.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/oyunlar/garfield-boyama-oyun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 00:54:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MasalBaba</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[boyama oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=452</guid>
		<description><![CDATA[Hepimizin tanıdığı ve sevdiği ünlü kahraman Garfield sizleri bekliyor. Yaramaz kedi Garfield'e dilediğiniz gibi renk verin...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><script type=text/javascript>setTimeout('gizle()',10000);function gizle(){var x=document.getElementById('reklam').style;var y=document.getElementById('oyun').style;if(x.display=='block'){x.display='none';y.display='block';}else{x.display='block';y.display='none';}}</script>
<div id='reklam' style='display:block' align='center'>
<p><strong>Reklami Gecmek icin Tiklayin&#8230;</strong></p>
<p><script type='text/javascript'>google_ad_client='pub-9921948231493735';google_ad_slot = '6000135355';google_ad_width=336;google_ad_height=280;</script><script type='text/javascript'src='http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js'></script></p>
<p><img onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" src='http://www.seslimasal.net/wp-content/themes/masal/images/yukleniyor.gif' title="GARFIELD BOYAMA OYUNU" alt="yukleniyor GARFIELD BOYAMA OYUNU" /><br/><strong>Oyun Yukleniyor Lutfen Bekleyin&#8230;</strong></p>
</div>
<div id='oyun' style='display:none' align='center'>
<div id='swf' align='center'>
<object width="485" height="485">
<param name="movie" value="/swf/garfield-boyama.swf"></param>
<param name="quality" value="high"></param>
<param name="wmode" value="window"></param>
<param name="menu" value="false"></param>
<param name="bgcolor" value="#FFFFFF"></param>
<param name="allowScriptAccess" value="always"></param>
<param name="allowFullScreen" value="true"></param>
<embed type="application/x-shockwave-flash" width="485" height="485" src="/swf/garfield-boyama.swf" quality="high" bgcolor="#FFFFFF" wmode="window" menu="false" allowFullScreen="true" ></embed>
</object>
<br/><br />
<table>
<tr>
<td><img onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" src='http://www.seslimasal.net/wp-content/themes/masal/images/tam-ekran.png' width='32' height='32' alt="tam ekran GARFIELD BOYAMA OYUNU"  title="GARFIELD BOYAMA OYUNU" /></td>
<td><a href='#' onclick='javascript:window.open("http://www.seslimasal.net/swf/garfield-boyama.swf","","toolbar=no,location=no,status=no,menubar=no,scrollbars=yes,");return false'>Tam Ekran Oyna</a></td>
</tr>
</table>
<p><br/></div>
</div>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Foyunlar%2Fgarfield-boyama-oyun.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/oyunlar/garfield-boyama-oyun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KEDİ İLE TİLKİ</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/sesli-masallar/kedi-ile-tilki.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/sesli-masallar/kedi-ile-tilki.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 00:22:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MasalBaba</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sesli Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[boğa]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[köpek]]></category>
		<category><![CDATA[tilki]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=417</guid>
		<description><![CDATA[Bir gün bir kedi ile bir tilki yolda gidiyorlarmış. İyi gibi görünmelerine rağmen ikisi de yalancı ve kurnaz hayvanlarmış. Yol boyunca kümes hayvanlarını boğazlayıp yemiş...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" class="aligncenter size-full wp-image-419" title="tilki" src="http://www.seslimasal.net/wp-content/uploads/2009/11/tilki.jpg" alt="tilki KEDİ İLE TİLKİ" width="225" height="184" /></p>
<h2 style="text-align: justify;">Bir gün bir kedi ile bir tilki yolda gidiyorlarmış. İyi gibi görünmelerine rağmen ikisi de yalancı ve kurnaz hayvanlarmış. Yol boyunca kümes hayvanlarını boğazlayıp yemiş, kendilerinden zayıf hayvanlara sataşmış, çevrelerine zararlar vermişler. Bir süre sonra can sıkıntısından aralarında tartışıp kavga etmeye başlamışlar. Tilki kediye şöyle demiş; “sen hünerli becerikli olduğunu söyleyip durursun ancak benim kadar çok bilebilir misin ki!” “Hayır” demiş kedi “benim bir tane hünerim var yalnızca daima onu kullanırım. İşime de yarar. Başka hünerlere de ihtiyaç duymam.” İki hayvan tartışırken bir av köpeği sürüsü yaklaşmış yanlarına. Kedi tilkiye sormuş; “düşman hızla yaklaşıyor. Hangi hünerini kullanacaksın bakalı Belki sağlam bir hünerin vardır.” Sözlerini bitirir bitirmez bir ağacın tepesine tırmanmış. Tilki ise ne yapacağını şaşırmış. Oraya buraya koşmuş ancak başını sokacak delik bulamamış. Köpekler yanına gelince hiç sesini çıkaramamış kendini çok hünerli gören tilki köpeklere yem olmuş.</h2>
<p style="text-align: center;">
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fsesli-masallar%2Fkedi-ile-tilki.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/sesli-masallar/kedi-ile-tilki.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>44</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TERZİ</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/terzi.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/terzi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Aug 2009 12:18:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MasalBaba</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[eşek]]></category>
		<category><![CDATA[fakir]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[kurt]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk]]></category>
		<category><![CDATA[terzi]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<category><![CDATA[zengin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=368</guid>
		<description><![CDATA[Genç adam iyi bir terziymiş. Bir dikiş makinesi ve küçücük bir dükkânı varmış. Sabahlara kadar uğraşıp didinir ama pek az para kazanırmış. Çok soğuk bir kış gecesi dükkanı kapatırken elektrik sobasını açık unutmuş ve çıkan yangın onun felaketi olmuş....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Genç adam iyi bir terziymiş. Bir dikiş makinesi ve küçücük bir dükkânı varmış. Sabahlara kadar uğraşıp didinir ama pek az para kazanırmış. Çok soğuk bir kış gecesi dükkanı kapatırken elektrik sobasını açık unutmuş ve çıkan yangın onun felaketi olmuş. Artık ne bir işi varmış ne de parası. Günler boyu iş aramış ama bulamamış&#8230; Yük taşımış, bulaşıkçılık yapmış, yine de evinin kirasını ödeyecek kadar para kazanamamış. Sonunda ev sahibinin de sabrı taşınca, küçük bir bavula sığan eşyalarıyla sokakta bulmuş kendini&#8230; Mevsim kış, hava ayaz olsa da genç adamın köşedeki parktan başka gidecek yeri yokmuş. Bir sabah iş arayacak derman bulamamış bacaklarında. Açlıktan ve soğuktan bitkin bir şekilde bankta otururken, kocaman bir araba yanaşmış kaldırıma. Arka kapıyı açmaya çalışan şoförü kızgınlıkla yana itmiş arabadan inen yaşlı adam, &#8220;Yalnız bırakın beni, parkta dolaşırsam belki sinirim geçer&#8221; diye söylenmiş. Zengin bir işadamı olduğu her halinden belli olan ihtiyar, birkaç adım attıktan sonra bankta titreyen terziyi görmüş. Terzi, adamın üzerindeki paltoya bakıyormuş dikkatle. Birden siniri geçiveren ihtiyar, &#8220;Zavallı adamcağız kim bilir nasıl üşüyordur, ona nasıl yardım etsem acaba?&#8221; diye düşünmeye başlamış. Oysa terzinin düşlediği paltonun sıcaklığı değilmiş. O, çok kalın ve kaliteli bir kumaştan üretilen bu paltonun sahibine hiç de yakışmadığını ve onun vücuduna uygun şekilde dikilmediğini düşünüyormuş. Yaşlı işadam, terzinin yanına yaklaşıp, &#8220;Ne o evlat, bu ayazda parkta donmuşsun. İstersen paltomu sana verebilirim&#8221; deyince, &#8220;Hayır, teşekkür ederim. Ben sadece bu paltonun size göre olmadığını düşünüyordum. Kumaşı fazla kalın ve sizi olduğunuzdan şişman göstermiş&#8221; diye yanıt vermiş terzi. Yaşlı adam bu cevabı alınca hayli şaşırmış. Çünkü o da üzerindeki paltoya onca para ödediği halde kendisine bir türlü yakıştıramıyormuş . &#8220;Soğuktan titrerken nasıl böyle bir şeye dikkat edebiliyorsun? &#8221; diye soran yaşlı adam, &#8220;Ben terziyim&#8221; yanıtını alınca &#8220;Benimle gel, hayat hikayeni yolda anlatırsın&#8221; diyerek arabaya bindirmiş bizim terziyi. Bu karşılaşma, terzinin hayatındaki dönüm noktası olmuş. Böyle yetenekli bir insanın işsiz ve evsiz kalmasına çok üzülen iyiliksever yaşlı adam, terziye bir dükkan açmasına yetecek kadar para vermiş. Bunun karşılığında tek istediği kendi giysilerini bu genç adamın dikmesiymiş. Terzi yeniden bir işe hem de kendi işine başlamanın heyecanıyla deliler gibi çalışmaya başlamış. Bu arada yaşlı işadamı da desteğini esirgemiyor, onu kendi çevresinden zengin kişilerle tanıştırarak yeni siparişler almasını sağlıyormuş. Küçük dükkân önce kocaman bir modaevine dönüşmüş, sonra da pek çok ünlü marka için üretim yapmaya başlamış. Terzi artık &#8220;ünlü işadamı&#8221; diye anılır olmuş. Bir gün ihtiyar adam onu ziyarete gitmiş. Terzi çok büyük bir iş bağlantısı yapmak üzere yurt dışına gidecekmiş ve uçağa yetişmesine az bir zaman varmış. Biraz sohbet ettikten sonra yaşlı adam birden fenalaşmış, kalp krizi geçiriyormuş. Hemen bir ambulans çağırılarak hastaneye kaldırılmasını sağlamış. Yeni işadamımız ise büyük işi kaçırmak istemediği için uçağa yetişmiş. Yaşlı adam krizi atlatmış ve uzun süre hastanede yatmış, bir yandan da sadece bir kez telefon ederek durumunu soran terziyi bekliyormuş. Fakat terzi daha çok para kazanmak için oradan oraya koştururken bir türlü yaşlı adamı ziyarete gidememiş. Aradan o kadar uzun bir süre geçmiş ki bu sefer de utancından yaşlı adamın kapısını çalamaz olmuş. Bir süre sonra terzinin işleri yolunda gitmemeye başlamış. Fabrikalarını kapatmak zorunda kalmış ve elinde kala kala yine küçücük bir dükkan kalmış. Utana sıkıla yaşlı adama koşmuş hemen nerede hata yaptığını sormak için. Son derece kırgın olan ihtiyar yine de onu kabul etmiş ama anlatacağı öyküyü dinledikten sonra hemen çıkıp gitmesini istemiş. Ve başlamış anlatmaya: &#8220;Bir zamanlar fakir bir oduncu varmış. Ormandaki bir kulübede yaşar ve odun keserek hayatını kazanırmış. Bir gün kulübesinde yangın çıkmış ve bu yangın bütün ormanı kül etmiş. O çevrede kimse ona güvenip iş vermeyince, çıkınını alan oduncu, eşeğine binip yola koyulmuş. Ağaçların arasında yürürken birinin kendisine seslendiğini duymuş. Başını kaldırınca konuşanın bir bülbül olduğunu görmüş. Bülbül ona &#8220;Senin haline çok üzüldüm, şimdi öyle bir büyü yapacağım ki eşeğin çok güzel şarkı söylemeye başlayacak, sen de onunla gösteriler yapıp çok para kazanacaksın&#8221; demiş. Gerçekten de eşek birbirinden güzel şarkılar söylemeye başlamış. Oduncu o şehir senin bu kasaba benim dolaşıp eşeğine şarkı söyletiyor ve herkes onları izlemek için birbiriyle yarışıyormuş. Oduncu ve şarkı söyleyen eşeği bütün ülkede ünlenmişler. Bir gün yine bir gösteriye yetişmek için koştururlarken, bülbülün yardım isteyen sesini duymuş oduncu. Bir kedi bülbülü yakalamış ve yemek üzereymiş. Şöyle bir duraklamış ama gösteriye gitmemeyi, onca parayı kaçırmayı gözü yememiş, arkasına bakmadan kaçmış oradan. Gösteri başladığında ise eşeği her zamanki gibi güzel şarkılar söylemek yerine sadece bir eşeğin çıkarabileceği sesleri çıkarmış. Oduncu kendisini şarlatanlıkla suçlayan izleyicilerin elinden canını zor kurtarmış. İşte o zaman bülbül ölünce büyünün bozulduğunu anlamış. Ben de senin bülbülündüm ve sen beni öldürdün, büyü de o yüzden bozuldu. Keşke güzel giysiler dikerken dostluk ipliğini koparmasaydın. ..&#8221; Öyküyü dinleyince hemen çıkıp gitmiş terzi, çünkü söyleyecek bir sözü yokmuş&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Gönderen:</strong></span><span style="text-decoration: underline;">Ece Derici<br />
</span></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fsizden-gelenler%2Fterzi.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/terzi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>57</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

