<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sesli Masal &#187; diş</title>
	<atom:link href="http://www.seslimasal.net/tag/dis/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.seslimasal.net</link>
	<description>Masallar - Masal Dinle - Masal Oku - Dünya Klasikleri - Masal Dünyası</description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Jan 2012 11:26:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>HANSEL VE GRATEL</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/hansel-ve-gratel.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/hansel-ve-gratel.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Dec 2010 07:17:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MasalBaba</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[cadı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[fakir]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[kuş]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=809</guid>
		<description><![CDATA[Bir zamanlar hansel ve gratel adında iki kardeş vardı. Fakir bir oduncu olan babaları ve kötü kalpli üvey anneleri ile birlikte ormandaki evlerinde yaşıyorlardı. Oduncunun parası yoktu ve yiyecekleri çok azalmıştı...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: justify;">Bir zamanlar hansel ve gratel adında iki kardeş vardı. Fakir bir oduncu olan babaları ve kötü kalpli üvey anneleri ile birlikte ormandaki evlerinde yaşıyorlardı. Oduncunun parası yoktu ve yiyecekleri çok azalmıştı.Bütün gün endişe ile dolaşarak bu sorunu nasıl çözeceğini düşünüyordu. Kötü kalpli üvey annenin ise bir planı vardı. Hepsinin açlıktan ölmesi yerine,çocukları ormanda terk etmek. Planını kocasına açıklarken çocukların uyuduğunu düşünüyordu, ama hansel ve gratel herşeyi duymuştu.Üvey annelerinin,önceleri bu planı uygulamaaya karşı olan babalarını sonunda ikna etmesine çocuklar çok şaşırdı. Gratel ağlamaya başlamış,hansel ise onu teselli ediyordu.Bir yandan da &#8220;Ağlama sevgili kardeşim, eve dönebilmemiz için benim de bir planım var.&#8221; diyordu. Üvey anneleri çocuklara öğlen yemekleri için birer parça ekmek verdi.Hep birlikte ormana gitmek için yola çıktılar.Hansel yolda eve dönerlerken işaret olacağını düşündüğü ekmek kırıntılarını belli etmeden yere bırakmaya başladı.</h2>
<h2 style="text-align: justify;">Ormanın derinliklerine vardıklarında üvey anneleri: &#8220;Siz burada bekleyin, biz ilerilere gidip daha fazla odun toplayalım dedi.Çocuklar onların fikir değiştiklerine ve kendilerini terk etmeyeceklerine inanarak söyleneni yaptılar. Akşam olup hava karardığında gelen giden olmayınca çocuklar terk edildiklerini anladılar ve eve kendi başlarına dönmeye karar verdiler.Ama Hanselin bıraktığı ekmek kırıntılarını hepsini kuşlar çoktan yemişti. bütün gece bilmedikleri bir yöne doğru yürüdüler.Gün ağardığında çok acıkmışlardı.Çocuklar önlerinde uçan kuşu,çikolata ve şekerden yapılmış eve görünceye kadar izlediler.Gratel &#8220;hımmmm&#8230;..çok lezzetli görünüyor&#8221; dedi. Hansel ve gratel hemen bu tuhaf eve doğru koştular.Nefis tatlıları bir kez bile ısıramadan cadı onları yakaladı.Çünkü ev çocukları oraya çekmek için cadı tarafından yapılmış bir tuzaktı. Cadı,hanseli bir kafese yerleştirdi ve grateli de en ağır ev işlerini yapmaya zorladı.Ertesi gün cadı Hanseli pişirmeye karar verdi. Fırının yanıp yanmadığını kontrol etmeye gittiğinde gratel hiç düşünmeden onu fırına itti.Sonra hanseli özgürlüğüne kavuşturdu.Evden ayrılırken cadının gizli hazinesininin haritasını da buldular. Çocuklar ilk bakışta geçilmesi olanaksız görünen bir gölün kıyısına ulaşıyıncaya kadar ormanda ilerlediler.Onlara acıyan güzel bir kuğu karşı kıyıya geçmelerine yardımcı oldu. Her yerde onları arayan ve yaptıklarından pişman olan babaları ile karşılaşınca çok sevindiler.Babaları onlara zalim karısının öldüğünü söyledi. Çocuklar babalarına başlarından geçenleri anlattılar. Daha sonra birlikte cadının hazinesini arayıp buldular.</h2>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Gönderen:</strong></span><span style="text-decoration: underline;">Ceyda DURUR<br />
</span></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fsizden-gelenler%2Fhansel-ve-gratel.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/hansel-ve-gratel.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DİŞÇİ OYUNU</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/oyunlar/disci-oyunu.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/oyunlar/disci-oyunu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Dec 2009 00:16:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MasalBaba</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[maymun]]></category>
		<category><![CDATA[zeka oyunları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=629</guid>
		<description><![CDATA[Gorilimizin çok abur cubur yemekten dişleri çürümüş ve dişlerini çektirmek için size geliyor. Önce ağzını açıp çürük dişlerini gösteriyor. Sizde bu çürük dişlerin hangileri olduğunu dikkat edin. Yoksa gorilimiz elinizi ısırabilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><script type=text/javascript>setTimeout('gizle()',10000);function gizle(){var x=document.getElementById('reklam').style;var y=document.getElementById('oyun').style;if(x.display=='block'){x.display='none';y.display='block';}else{x.display='block';y.display='none';}}</script>
<div id='reklam' style='display:block' align='center'>
<p><strong>Reklami Gecmek icin Tiklayin&#8230;</strong></p>
<p><script type='text/javascript'>google_ad_client='pub-9921948231493735';google_ad_slot = '6000135355';google_ad_width=336;google_ad_height=280;</script><script type='text/javascript'src='http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js'></script></p>
<p><img onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" src='http://www.seslimasal.net/wp-content/themes/masal/images/yukleniyor.gif' title="DİŞÇİ OYUNU" alt="yukleniyor DİŞÇİ OYUNU" /><br/><strong>Oyun Yukleniyor Lutfen Bekleyin&#8230;</strong></p>
</div>
<div id='oyun' style='display:none' align='center'>
<div id='swf' align='center'>
<object width="485" height="485">
<param name="movie" value="/swf/disci-oyunu.swf"></param>
<param name="quality" value="high"></param>
<param name="wmode" value="window"></param>
<param name="menu" value="false"></param>
<param name="bgcolor" value="#FFFFFF"></param>
<param name="allowScriptAccess" value="always"></param>
<param name="allowFullScreen" value="true"></param>
<embed type="application/x-shockwave-flash" width="485" height="485" src="/swf/disci-oyunu.swf" quality="high" bgcolor="#FFFFFF" wmode="window" menu="false" allowFullScreen="true" ></embed>
</object>
<br/><br />
<table>
<tr>
<td><img onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" src='http://www.seslimasal.net/wp-content/themes/masal/images/tam-ekran.png' width='32' height='32' alt="tam ekran DİŞÇİ OYUNU"  title="DİŞÇİ OYUNU" /></td>
<td><a href='#' onclick='javascript:window.open("http://www.seslimasal.net/swf/disci-oyunu.swf","","toolbar=no,location=no,status=no,menubar=no,scrollbars=yes,");return false'>Tam Ekran Oyna</a></td>
</tr>
</table>
<p><br/></div>
</div>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Foyunlar%2Fdisci-oyunu.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/oyunlar/disci-oyunu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>24</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KEMANCI KEDİ</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/kemanci-kedi.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/kemanci-kedi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Dec 2009 00:16:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MasalBaba</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[karga]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[köpek]]></category>
		<category><![CDATA[kuş]]></category>
		<category><![CDATA[yavru]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=578</guid>
		<description><![CDATA[Sarman kedinin derdi büyüktü.Yavrularını bir türlü uyutamıyordu.Birini uyutsa diğeri miyavlıyordu."Hepsi birden uyusa da ben de işime baksam,"dedi...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: justify;">Sarman kedinin derdi büyüktü.Yavrularını bir türlü uyutamıyordu.Birini uyutsa diğeri miyavlıyordu.&#8221;Hepsi birden uyusa da ben de işime baksam,&#8221;dedi.&#8221;Miyav miyav&#8221; ninni söyledi, şarkı söyledi. Yavrularını yine uyutamadı.&#8221;Hay Allah! Ne yapsam acaba?&#8221;diye söylendi.Radyoyu açtı.Tatlı bir keman sesi odaya yayıldı.Hayret! Yavrular mışıl mışıl uyumaya başladılar.Sarman kedi de oracıkta uyuyakaldı. Aman ne güzel! Sarman kedi,kararını vermişti.Gitti,kendine bir keman aldı.Çalmaya başladı:Gıcıırt.. Gırç.. Yavru kediler,kulaklarını tıkadılar.Sağa sola saklandılar.Aman, ne kötü! Sarman kedi: &#8220;Siz küçüksünüz,müzikten anlamazsınız,&#8221;dedi.&#8221;Ama kuşlar anlar&#8230;&#8221; Görelim bakalım&#8230;Kuşlar ağaçta &#8220;cik cik&#8221; diyerek neşeyle ötüyordu.Sarman kedi,ağacın altına geldi.Kemanı çalmaya başladı: &#8220;gıcıııır&#8230;Gıcııırt&#8230; Gırç&#8230;&#8221; Kuşlar:&#8221;Aman,ne korkunç bir ses!&#8221;dediler. Kaçıp gittiler.Sarman kedi: &#8220;Siz müzikten ne anlarsınız!&#8221;dedi.&#8221;Anlasa anlasa köpekler anlar.&#8221; Denemesi bedava&#8230;Sarman, sokağa çıkınca köpekler çevresini sardılar.Dişlerini göstererek hırlamaya başladılar.Sarman şaşırdı:&#8221;Daha çalmaya başlamadımki,&#8221; dedi. Baktı ki iş kötü,hemen kemanı çalmaya başladı.&#8221; Garç,gurç!Harç,hurç!&#8221; sesini duyan köpekler,kulaklarını tıkıyarak oradan uzaklaştılar.Sarman derin bir oh çekti. &#8221; kemanım sonunda bir işe yaradı,&#8221; dedi. Sarman, sağa sola baktı. Çevresinde kara kargadan başkası kalmamıştı. &#8220;Karga kardeş,güzel keman çalmak için ne yapmalıyım?&#8221; diye sordu. &#8220;Tabi ki ders almalısın,&#8221; dedi karga. Sarman kedi,ders almak için fazla uzağa gitmedi.Usta kemancı, bahçedeki ağaçta yaşıyordu. Adı da ağustos böceğiydi. İşte ,ondan ders almaya başladı. haydi bakalım&#8230; &#8221; Çalışan başarır,&#8221; derler. Sarman kedi,sonunda keman çalmasını öğrendi. Yavrularını keman çalarak uyutuyor: Gıy gıy da gıy gıy&#8230; Bahçedeki kuşlara, kedilere, hatta köpeklere de konser veriyor. Herkes ona Kemancı Kedi diyor ve alkışlıyor.Şak şak şak!.. Bravo Kemancı Kedi!</h2>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Gönderen:</strong></span><span style="text-decoration: underline;">Beste SOLMAZ<br />
</span></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fsizden-gelenler%2Fkemanci-kedi.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/kemanci-kedi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KARGA CEYLAN KAPLUMBAĞA VE FARE</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/sesli-masallar/karga-ceylan-kaplumbaga-ve-fare.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/sesli-masallar/karga-ceylan-kaplumbaga-ve-fare.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Dec 2009 20:51:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MasalBaba</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sesli Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[kaplumbağa]]></category>
		<category><![CDATA[karga]]></category>
		<category><![CDATA[kurt]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=554</guid>
		<description><![CDATA[Bir ormanda ceylan, fare, karga, kaplumbağa bir arada aynı yuvada yaşarlarmış. Çok iyi anlaşırlarmış. Çok mutlularmış. Bir gün avcılar ormana gelmişler. Öyle tuzaklar hazırlamışlar ki nerde olursa olsun...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: justify;"><img onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" class="aligncenter size-full wp-image-556" title="avci" src="http://www.seslimasal.net/wp-content/uploads/2009/12/avci.jpg" alt="avci KARGA CEYLAN KAPLUMBAĞA VE FARE" width="400" height="251" /></p>
<h2 style="text-align: justify;">Bir ormanda ceylan, fare, karga, kaplumbağa bir arada aynı yuvada yaşarlarmış. Çok iyi anlaşırlarmış. Çok mutlularmış. Bir gün avcılar ormana gelmişler. Öyle tuzaklar hazırlamışlar ki nerde olursa olsun; denizin dibinde, bulutların üstünde hatta çölde bile bir hayvanı tuzağa düşürebilirlermiş. Bir gün ceylan çayırda gezerken avcılardan biri ceylanın peşine düşmüş. Ceylan kaçmaya çalışırken avcının ağına düşmüş. Evdeyse arkadaşları yemek zamanı ceylanı boş yere beklemişler.</h2>
<h2 style="text-align: justify;">Fare üzüntüyle konuşmuş: “bugün ceylan ortalarda görünmüyor. Nerede acaba? Yoksa bizi unutup başka yerlere mi gitti? “ Kaplumbağa kaygıyla şöyle demiş: “o asla bizi bırakıp gitmez. Başına bir şey gelmiştir mutlaka. Keşke kanatlarım olsaydı uçup gider arardım onu çayırlarda.” Karga hemen uçup gitmiş bir süre sonra dikkatsiz ceylanın tuzağa düşmüş olduğunu görmüş. Hemen eve geri dönmüş. Arkadaşlarıyla birlikte çözüm yolu bulmaya çalışmışlar. Sonunda karga ve fare ceylanın yanına gitmişler. Kaplumbağa ise evde kalmış. O da gitmek istemiş ama çok yavaş yürüdüğü için götürmek istememişler.</h2>
<h2 style="text-align: justify;">Onlar gittikten sonra kaplumbağa dayanamamış, oda yola koyulmuş. Bu arada kemirici fare ağları dişleri ile koparmış. Ceylanı kurtarmış. Tam bu sırada avcı gelerek ceylanı aramaya başlamış. Fare hemen bir deliğe saklanmış, karga ise bir dala konmuş. Kaplumbağa ortada kalmış avcı kaplumbağayı görünce “ceylan kaçtı ama buna razı olayım artık demiş.” kaplumbağayı yakalayıp çantaya koymuş. Karga olanları görüp ceylana haber vermiş hemen. Ceylan yaralanmış gibi yürüyerek avcının dikkatini dağıtmış. Avcı onu kovalarken fare çantayı kemirerek kaplumbağayı kurtarmış.</h2>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fsesli-masallar%2Fkarga-ceylan-kaplumbaga-ve-fare.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/sesli-masallar/karga-ceylan-kaplumbaga-ve-fare.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KAPLAN İLE ÇEKİRGE</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/kaplan-ile-cekirge.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/kaplan-ile-cekirge.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Dec 2009 08:55:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MasalBaba</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[aslan]]></category>
		<category><![CDATA[böcek]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[kelebek]]></category>
		<category><![CDATA[kurt]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[tilki]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=512</guid>
		<description><![CDATA[Bir varmış bir yokmuş.Yemyeşil bir ormanda çalışkan bir çekirge yaşarmış.Çekirge kendine bir gün çalı çırpıdan şirin bir ev yapmış.Fakat tam içine yerleşeceği sırada...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: justify;">Bir varmış bir yokmuş.Yemyeşil bir ormanda çalışkan bir çekirge yaşarmış.Çekirge kendine bir gün çalı çırpıdan şirin bir ev yapmış.Fakat tam içine yerleşeceği sırada dikkatsiz bir kaplan çekirgenin yuvasına basıvermiş.Evi darmadağın olan çekirge öfkeyle kaplana bağırmış: -Ne hakla evimin üzerine basarsın? -Ev mi?Ben burada ev falan göremiyorum!demiş kaplan. -Ayağını kaldırırsan göreceksin. demiş çekirge.Kaplan ayağını kaldırmış. -Sen şu çöpten yaptığına ev mi diyorsun? demiş. -Onu bunu bilmem.diye kafa tutmuş çekirge. -Evimi geri isterim. -Ya geri vermezsem ne yaparsın? -Sana dünyayı dar ederim. -Hah ha ha! diye gülmüş kaplan. -Senin gibi yüz tanesi olsa bana birşey yapamaz! -Öyleyse arkadaşlarımızı toplayalım;bakalım kim güçlü? demiş çekirge.Kaplan ve çekirge hemen dostlarına koşmuşlar.Çekirge ormanda ne kadar çekirge,arı,kelebek,böcekvarsa etrafına toplamış.Kaplan da sırtlan,aslan,tilki,çakal,kurt&#8230; Bütün dostlarına haber salmış.İki taraf karşı karşıya gelmiş.Kaplan dişlerini göstererek: -Dostlarım!Şu kendini bilmez böcek tayfasına günlerini gösterin!diye bağırmış.İşte o sırada çekirgeler zıp zıp zıplamaya,arılar vız vız uçuşmaya,böcekler tıpış tıpış yürümeye başlamışlar.Saldırıya geçmeye hazırlanan hayvanların başlarına,kulaklarına,kuruklarına konmuşlar.Isırmış,gıdıklamış,iğnelerini batırmışlar.Neye uğradığını şaşıran kaplan ve arkadaşları kendilerini göle zor atmışlar.Böylece kimseyi kendinden küçük görmemeyi öğrenmişler&#8230;</h2>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Gönderen:</strong></span><span style="text-decoration: underline;">Çağla ŞEN<br />
</span></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fsizden-gelenler%2Fkaplan-ile-cekirge.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/kaplan-ile-cekirge.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KAŞGAR</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/kasgar.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/kasgar.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 23:31:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MasalBaba</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[elma]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[kuş]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[padişah]]></category>
		<category><![CDATA[prens]]></category>
		<category><![CDATA[prenses]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=481</guid>
		<description><![CDATA[Bir varmış bir yokmuş.Evvel zaman içinde kalbur saman içinde.Bir kız varmış.Bu kız bir padişahın kızıymış.Güzelliği dillere destanmış.Diğer padişah kızlarıyla güzellik yarışmasına girse diğer padişah kızları utançlarından çıkamazmış...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: justify;">Bir varmış bir yokmuş.Evvel zaman içinde kalbur saman içinde.Bir kız varmış.Bu kız bir padişahın kızıymış.Güzelliği dillere destanmış.Diğer padişah kızlarıyla güzellik yarışmasına girse diğer padişah kızları utançlarından çıkamazmış.Bu prensesin adı da Gülyüz imiş.Fakat bu prenses hep evde oturur bahçelerinde nakış işlermiş.Ne dışarı çıkar ne de arkadaşları ile gezermiş.Padişah babası bu duruma çok üzülürmüş.Ne yapsa kızını mutlu edemiyormuş.Annesi bile bi çözüm bulamamış.Bir gün Gülyüz prenses bahçede yine nakış işliyormuş.O gül yüzü parıl parıl parlıyormuş.Padişah babası pencereden kızına içli içli bakmış.Kız canı sıkkın sıkkın nakış işlerken ağzında elmas yüzük ve bir kağıt olan bir kuş yanına konmuş.Ağzındakileri bırakmış ve şöyle söylemiş:&#8217;Eğer bunları yapmazsan artık hiç yürüyemezsin.&#8217; demiş.Gülyüz&#8217;ün annesi ve babası bunu görmüş.Koşarak Gülyüz&#8217;ün yanına gelmişler.Kızı hemen mektubu açmış.Okumaya başlamış.Mektupta şöyle yazıyormuş:&#8217;Eyy Gülyüz!Buradan Kaşgar&#8217;a gideceksin.Yarın sana bir arkadaş gelecek.Orada çok mutlu olacaksınız.Fakat anne ve babanla gitmelisin.Orada birisiyle karşılaşacak ve artık canın hiç sıkılmıyacak.Bu yüzükde sana hediyem!yazıyormuş mektupta.Gülyüz düşünmüş ve karar vermiş.Bunları yapmazsa yürüyemeyecekmiş.Hemen hazırlıklara başlamışlar.Ertesi gün Gülyüz bahçede hazırlılarını tamamlamış otururken bir kız gelmiş ve arkadaş olmak istemiş.Beraber Kaşgar&#8217;a gitmeye karar vermişler.O gün hazırlanıp gitmişler.Kaşgar&#8217;da bir çok etkinlik yapmışlar ve ilk defa bir ormanda gezi yapmışlar.Birgün yemek yemeye giderlerken bir restorana gidip oturmuşlar.Gülyüz&#8217;ün arkadaşı işinin çıktığını söyleyüp ülkeye dönmüş.Gülyüz orda yemek yerken bir prensle tanışmış.Birbirlerine aşık olmuşlar ve prens Gülyüz&#8217;e evlilik teklifi etmiş.Gülyüz kabul etmiş.Annesi ve babasına haber vermişler.Artık gülyüz hiç sıkkın davranmıyormuş.40 gün 40 gece düğün yapmışlar.Gülyüz artık ülkenin en neşeli kızı olmuş.Gökten 3 elma düşmüş.Birisi yazana,diğeri okuyana,diğeride herkese gelsin!</h2>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Gönderen:</strong></span><span style="text-decoration: underline;">Merve Nur SEZER<br />
</span></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fsizden-gelenler%2Fkasgar.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/kasgar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İNSAN VE KARAYILAN</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/sesli-masallar/insan-ve-karayilan.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/sesli-masallar/insan-ve-karayilan.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 00:18:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MasalBaba</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sesli Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk]]></category>
		<category><![CDATA[tarla]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<category><![CDATA[yılan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=415</guid>
		<description><![CDATA[Bir adam yolda yürürken kara bir yılan görmüş. “Yılanlar kötü hayvanlardır. Onu öldürmekle hem kendime hem de diğer insanlara iyilik etmiş olacağım” demiş...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" class="aligncenter size-full wp-image-148" title="bas_ile_kuyruk" src="http://www.seslimasal.net/wp-content/uploads/2009/02/bas_ile_kuyruk.jpg" alt="bas ile kuyruk İNSAN VE KARAYILAN" width="300" height="215" /></p>
<p style="text-align: center;">
<h2 style="text-align: justify;">Bir adam yolda yürürken kara bir yılan görmüş. “Yılanlar kötü hayvanlardır. Onu öldürmekle hem kendime hem de diğer insanlara iyilik etmiş olacağım” demiş. Yakaladığı gibi bir çuvala koymuş. Suçlu olup olmadığına bakmadan öldürecekmiş. Yinede haklı olduğunu göstermek için yılana şöyle demiş; “sen kötü birisin, dişlerinle bana zarar vereceksin, iyilik nedir bilmezsin. Bu nedenle öldüreceğim seni.” Yılan karşılık vermiş. “Ama” demiş “eğer her kötü öldürülseydi dünyada kimse kalmazdı herhalde. Beni suçlu olduğum için değil kendi çıkarların ve keyfin için öldürüyorsun. Ama şunu söyleyeyim asıl iyilikbilmezler insanlardır.”</h2>
<h2 style="text-align: justify;">Bu sözler üzerine adam duraklamış. “Düşüncen saçma kimin iyilikbilmez olduğuna ancak ben karar veririm” demiş. “Ama yinede başkalarına soralım.” “Peki” demiş yılan. Yakınlarındaki bir ineğe sormuşlar. İnek şaşırmış… “Tabi ki” demiş. “Karayılan haklı ben etimle sütümle beslerim insanları. Sayemde sağlıklı olurlar. Kendi ihtiyaçları için istedikleri gibi kullanırlar beni. Ancak artık yaşlandığım için kimse dönüp yüzüme bile bakmıyor. Otlanmaya gidemiyorum bana bir tutam ot getirmiyorlar. Efendim yılan olsaydı bana böyle davranmazdı iyiliklerimden anlardı.”</h2>
<h2 style="text-align: justify;">Adam gülmüş ineğe, “saçma” demiş “aklını kaçırmış olmalı bakalım şu öküz ne diyecek ona inanalım.” “Peki” demiş yılan. Bu sefer öküze sormuşlar. Öküz anlatmaya başlamış. “Ömür boyu hizmet ettim insanlara en ağır işlerde beni çalıştırdılar. Çok eziyet çektim. Her yıl çifte koştular, toprağı sürdüm… Sonunda bana az yemek verdiler bol sopa…” Adam söze girmiş; “tamam” demiş. “Bu kadar sıkıcı konuşma yeter. Beni kızdırmak için söylüyorsun bunları.” Bir ağaca gitmişler sonra. Ağacın derdi hepsininkinden büyükmüş. Yana yakıla anlatmaya başlamış. “Sıcakta soğukta, yağmurda rüzgarda, en büyük dostları ben oldum. Ana oldum açtım kollarımı, onları korudum. Benim güzelliğim süsledi bütün bahçeleri tarlaları. Sadece güzelliğim mi? Meyve yüklü dallarımla yaşam kaynakları oldum onların. Karşılığında ne gördüm? Balta darbeleri… sadece budasalar yetmez miydi? Bu yanıtta adamın hoşuna gitmemiş. Ben öyle iyiymişim ki bütün bu saçma sapan sözleri dinlemişim demiş. Çuvaldaki yılanı bir çırpıda öldürmüş.</h2>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fsesli-masallar%2Finsan-ve-karayilan.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/sesli-masallar/insan-ve-karayilan.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>31</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GÖK BİLİMİNE MERAKLI PADİŞAH</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/gok-bilimine-merakli-padisah.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/gok-bilimine-merakli-padisah.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 12:25:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MasalBaba</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[balık]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[fakir]]></category>
		<category><![CDATA[gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kuş]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[padişah]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<category><![CDATA[yıldız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=412</guid>
		<description><![CDATA[Bundan yıllarca önce gökbilimine son derece meraklı bir padişah yaşarmış. Vaktinin çoğunu sarayın yanına inşa ettirdiği gözlemevinde geçirirmiş. O zamana kadar gökyüzü, yıldızlar, uzay, astronomi hakkında yazılmış ne kadar kitap, çizilmiş ne kadar harita varsa bunları mutlaka...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bundan yıllarca önce gökbilimine son derece meraklı bir padişah yaşarmış. Vaktinin çoğunu sarayın yanına inşa ettirdiği gözlemevinde geçirirmiş. O zamana kadar gökyüzü, yıldızlar, uzay, astronomi hakkında yazılmış ne kadar kitap, çizilmiş ne kadar harita varsa bunları mutlaka kitaplığında bulundurmak istermiş. Başka ülkelerin müneccimlerini, astronomlarını sarayında toplar, aralarında yaptıkları tartışmalara kendisi de katılırmış.Dünyanın varoluşundan yaşadıkları zamana kadar geçirdiği evreler, insanın dünyadaki macerası, gezegenlerde hayat olup olmadığı gibi pek çok soruya cevap ararlarmış.</p>
<p style="text-align: justify;">Günlerden bir gün Acemistan sarayındaki Ebu Salip Efendi’nin bir çeşit teleskop icat ettiği ve bununla birçok yeni yıldız keşfettiği haberi duyulur. Padişah vezirini huzura çağırır: “Bu yeni keşfedilen yıldızların biçimleri, durumları neymiş bilmek isteriz. Tez Acem sarayına elçi gitsin. Ebu Salip Efendi buyursun gelsin, misafirimiz olsun” diye emretmiş. Aradan günler, haftalar geçmiş. Padişahın elçi aracılığıyla gönderdiği mektuptaki şartları çok olumlu bulan Ebu Salip Efendi, Acem Şahı’ndan izin almış yola çıkmış. Gökbilimine meraklı padişah konuğunu sarayın kapısında karşılamış. Sarayda Ebu Salip Efendi’nin keşfettiği yıldızlar hakkında anlattıkları padişahı meraklandırmış. Yıldızların en büyüğüne kendi adının verildiğini duyan padişah heyecandan yerinde duramaz olmuş. Bir an önce teleskopun bir eşini de burada yapmasını istemiş.</p>
<p style="text-align: justify;">Ertesi gün, sarayın yanındaki gözlemevine gitmişler. Ebu Salip Efendi, malzemeleri yetersiz, gözlemevini de küçük bulmuş. Daha büyük bir gözlemevi yaptırmak istemiş. Padişahtan gerekli izni alan Ebu Salip Efendi, saraydan oldukça uzakta bulunan bir dağın yamacında yeni gözlemevinin inşaatını başlatmış. Kendisi de yakındaki bir köye yerleşmiş. Gözlemevinin yapımı aylarca sürmüş. Harcanan para tahminlerin üstüne çıkmış. Devlet hazinesinde para kalmamış. Padişah halkından dört beş sene sonrasının vergilerini istemeye başlamış. Halk büyük sıkıntılar içinde kalmış. Elerindeki avuçlarındaki son kuruşlarını gözlemevinin yapımı için veren halk çaresizlik içine düşmüş. Vergi tahsildarları ile aralarında çatışmalar çıkmış. Padişah gaflet uykusundan uyanamamış. Yapılan uyarıları umursamaz görünmüş. Yeni keşfedilen yıldızların ve adının verildiği büyük yıldızın saçmakta olduğu ışık gözlerini kamaştırmış. Sarayında yapılan ara sıra Ebu Salip Efendi’nin de katıldığı konusu uzay, yıldızlar, astronomi&#8230; olan toplantıları daha bir can kulağı ile dinler olmuş.</p>
<p style="text-align: justify;">Yaz günlerinden birinde, padişah iki adamı ile birlikte kıyafet değiştirerek bir köye gitmiş. Köyün sahibi; otuz yaşlarında, dürüst, iyi kalpli, mert bir adammış. Padişah ile iki adamını evine davet etmiş. Yemekler yenmiş, ayranlar içilmiş koyu sohbetbaşlamış. Söz, sağdan soldan derken, dönmüş dolaşmış yıldızlara, uzaya gelmiş dayanmış. Tüccar kılığındaki padişah, ilk insanın yeryüzünde görünmesinden tutmuş, dünyanın gizli kalmış bütün sırlarını birer birer anlatmış. Uzayın sonsuz bir boşluk olduğunu, bu sonsuz boşlukta sayılamayacak kadar gezegen ve yıldızın bulunduğunu söylemiş. Yüce padişahın yaptırmakta olduğu gözlemevi ve son derece geliştirilmiş teleskop sayesinde adı sanı bilinmeyen pek çok gezegen ve yıldızın keşfedileceğinden bahsetmiş. Padişahlarına insanlığın şükran borçlu olduğunu belirtmiş.</p>
<p style="text-align: justify;">Tüccar kılığındaki padişahın anlattıklarını sessizce dinlemekte olan köyün sahibi: “İnsanlık padişahımıza neden şükran borçlu olsun? Gözlemevinin yapımı için, teleskop yapımı için harcanan paralar nereden bulunuyor diye düşünmek gerekir. Zaten zar zor geçinen halktan aldığı vergileri olabildiğince arttırmak, üstelik dört beş sene sonrasının vergilerini zorla almaya çalışmak hangi kanunda vardır? Bunun adı zorbalık değil de nedir? Fakir fukaranın karnı mı doyacak sanki yıldız keşfetmekle? Ebu Salip o toplanan paraların birini taşa, on birini kuşa çevirirmiş&#8230;” demiş. Bu sözler yenilir yutulur gibi değilmiş.</p>
<p style="text-align: justify;">Tüccar kılığındaki padişah, oturduğu yerden hırsla ayağa fırlamış. Yanındaki iki adam da yerlerinden kalkmışlar, elleri kılıçlarında, kılıçları kınlarından yarı yarıya sıyrılmış vaziyette, tetikte beklemişler. Şu haddini bilmez bu pervasızlığının hesabını canıyla ödemeliymiş. Köyün sahibinin söyledikleri, tüccar kılığındaki padişahın beyninde balyoz gibi patlamış. Gözlerinin beyazı kaybolmuş: “Yüce padişah hakkında nasıl böyle konuşursun? Devlete vergi vermek vatandaşlık görevidir. Herkes bana ne derse uzayın sırlarını kim çözecek?” demiş. Köyün sahibi yer minderinde oturur vaziyette: “Devlete vergi vermek, fakat kazancına göre&#8230; Bu devrin insanına bu kadar yüklenilmez. Eldeki avuçtaki son kuruşu almak günahtır. Tamam, uzayın sırlarının çözülmesi için uğraş verenler insanlığa büyük bir hizmet etmiş olurlar. Fakat bu çözüm birkaç yılda gerçekleşmez. Bilim ve fen ilerledikçe hepsi birer birer çözülecektir. Bunun için belki de yüzyıllar geçmelidir. Zamana ihtiyaç vardır” demiş. Köyün sahibinin sözleri mantığa son derece uygunmuş. Tüccar kılığındaki padişah durgunlaşmış. “Toplanan paraların birisi gözlemevi için harcanıyorsa, on biri kuşa nasıl çevriliyor?” “Her ayın son günü çuvallar dolusu kuş arabalar içinde Acem Şahı’na gönderilirmiş.” Padişah başka söz söylememiş.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir baş işaretiyle karşısındakini selamlayıp dışarıya çıkmış. İki adamıyla birlikte atlarına binmişler. Başkente doğru hızla uzaklaşmışlar. Köyün sahibinin iddia ettikleri doğru çıkar. Padişahın ustaca hazırlanmış planı sayesinde, ayın son günü , Acem Şahı’na gönderilmek istenen arabalar içinde çuvallar dolusu altın para ele geçirilmiş. Suçlular yakalanmış. Ebu Salip Efendi’nin büyük bir palavracı olduğu, teleskop yapımından anlamadığı, yıldız mıldız keşfetmediği ortaya çıkmış. Toplantılarda anlattıklarının hepsini ezberlemiş olduğu açıklanmış. Ebu Salip, memleketindeki bütün malını mülkünü sattırarak ele geçen parayı padişaha vermiş. Böylelikle canı bağışlanmış. Fakat ömrünün sonuna kadar gözetim altında kalacakmış. Oldukça yüklü bir miktar olan bu paralar ile ayın son günü ele geçirilen altın paralar eski sahiplerine, yani halka geri verilmiş. Acılar hafifletilmiş. Su gibi akıp gidenin adı zamanmış. Zaman içinde padişah ile iki adamı kıyafet değiştirerek sık sık köy ağasının evinde misafir kalmaya başlamışlar. Bu görüşmeler süresince, ne tüccar kılığındaki padişah köy ağasına kendisinin padişah olduğunu söylemiş, ne de köy ağası, tüccarın padişah olduğunu ilk günden beri bildiğini ona hissettirmiş. Yıllarca hemen her konuda bilgi alışverişinde bulunmuşlar. Köy ağasının daima halk için, halktan yana olan istek ve düşünceleri ön plana alınmış. Bu istek ve düşünceleri uygulamak genelde çok basitmiş. Gezegenleri ve yıldızları bir tarafa bırakan padişah sadece “halkının mutluluğu” için çalışmış.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Gönderen:</strong></span><span style="text-decoration: underline;">Gamze ALKAN<br />
</span></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fsizden-gelenler%2Fgok-bilimine-merakli-padisah.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/gok-bilimine-merakli-padisah.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DİŞLERİN ÖYKÜSÜ</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/goruntulu-masal/dislerin-oykusu.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/goruntulu-masal/dislerin-oykusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Jul 2009 17:19:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MasalBaba</dc:creator>
				<category><![CDATA[Görüntülü Masal]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=280</guid>
		<description><![CDATA[Dişlerin Öyküsü Masalını izleyin....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><object width="450" height="350"><param name="movie" value="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.30" /><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="AllowScriptAccess" VALUE="always" /><param name="bgcolor" value="#000000" /><param name="flashVars" value="id=14584643&embed=1" /><embed src="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.30" type="application/x-shockwave-flash" width="450" height="350" allowFullScreen="true" AllowScriptAccess="always" bgcolor="#000000" flashVars="id=14584643&embed=1" ></embed></object></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fgoruntulu-masal%2Fdislerin-oykusu.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/goruntulu-masal/dislerin-oykusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>59</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>RAPUNZEL</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/rapunzel.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/rapunzel.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 2009 10:21:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MasalBaba</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[cadı]]></category>
		<category><![CDATA[çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[kral]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[prens]]></category>
		<category><![CDATA[prenses]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=253</guid>
		<description><![CDATA[Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok  istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark  etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki güzel çiçekleri ve sebzeleri  seyrederken, kadının gözleri sıra sıra ekilmiş özel bir tür marula takılmış. O  anda sanki büyülenmiş ve o marullardan başka şey düşünemez olmuş. “Ya bu  marullardan yerim ya da ölürüm” demiş kendi kendine. Yemeden içmeden kesilmiş,  zayıfladıkça zayıflamış. Sonunda kocası kadının bu durumundan öylesine  endişelenmiş, öylesine endişelenmiş ki, tüm cesaretini toplayıp yandaki evin  bahçe duvarına tırmanmış, bahçeye girmiş ve bir avuç marul yaprağı toplamış.  Ancak, o bahçeye girmek büyük cesaret istiyormuş, çünkü orası güçlü bir cadıya  aitmiş. Kadın kocasının getirdiği marulları afiyetle yemiş ama bir avuç yaprak  ona yetmemiş.</p>
<p style="text-align: justify;">Kocası ertesi günün akşamı çaresiz tekrar bahçeye girmiş. Fakat bu  sefer cadı pusuya yatmış, onu bekliyormuş. “Bahçeme girip benim marullarımı  çalmaya nasıl cesaret edersin sen!” diye ciyaklamış cadı. “Bunun hesabını  vereceksin!” Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının  bahçedeki marulları nasıl canının çektiğini, onlar yüzünden nasıl yemeden  içmeden kesildiğini bir bir anlatmış. “O zaman,” demiş cadı sesini biraz daha  alçaltarak, “alabilirsin, canı ne kadar çekiyorsa alabilirsin. Ama bir şartım  var, bebeğiniz doğar doğmaz onu bana vereceksiniz.” Kadının kocası cadının  korkusundan bu şartı hemen kabul etmiş. Birkaç haftasonra bebek doğmuş. Daha  hemen o gün cadı gelip yeni doğan bebeği almış. Bebeğe Rapunzel adını vermiş.  Çünkü annesinin ne yapıp edip yemek istediği bahçedeki marul türünün adı da  Rapunzel’miş. Cadı küçük kıza çok iyi bakmış. Rapunzel oniki yaşına gelince,  dünyalar güzeli bir çocuk olmuş. Cadı bir ormanın göbeğinde, yüksek bir kuleye  yerleştirmiş onu. Bu kulenin hiç merdiveni yokmuş, sadece en tepesinde küçük bir  penceresi varmış. Cadı onu ziyarete geldiğinde, aşağıdan “Rapunzel, Rapunzel!  Uzat altın sarısı saçlarını !” diye seslenirmiş. Rapunzel uzun örgülü saçlarını  percereden uzatır, cadı da onun saçlarına tutuna tutuna yukarı tırmanırmış. Bu  yıllarca böyle sürüp gitmiş. Bir gün bir kralın oğlu avlanmak için ormana  girmiş. Daha çok uzaktayken güzel sesli birinin söylediği şarkıyı duymuş.  Ormanda atını oradan oraya sürmüş ve kuleye varmış sonunda. Fakat sağa bakmış,  sola bakmış, ne merdiven görmüş ne de yukarıya çıkılacak başka bir şey. Bu güzel  sesin büyüsüne kapılan Prens, cadının kuleye nasıl çıktığını görüp öğrenene  kadar hergün oraya uğrar olmuş. Ertesi gün hava kararırken, alçak bir sesle  “Rapunzel, Rapunzel! Uzat altın sarısı saçlarını !” diye seslenirmiş. Sonrada  kızın saçlarına tutunup bir çırpıda yukarı tırmanmış. Rapunzelönce biraz  korkmuş, çünkü o güne kadar cadıdan başkası gelmemiş ziyaretine. Fakat prens onu  şarkı söylerken dinlediğini, sesine aşık olduğunu anlatınca korkusu yatışmış.  Prens Rapunzel’e evlenme teklif etmiş, Rapunzel’de kabul etmiş, yüzü hafifce  kızararak. Ama Rapunzel’in bu yüksek kuleden kaçmasına imkan yokmuş. Akıllı  kızın parlak bir fikri varmış.</p>
<p style="text-align: justify;">Prens her gelişinde yanında bir ipek çilesi  getirirse, Rapunzel’de bunları birbirine ekleyerek bir merdiven yapabilirmiş.  Her şey yolunda gitmiş ve cadı olanları hiç farketmemiş. Fakat bir gün Rapunzel  boş bulunup da. “Anne, Prens neden senden daha hızlı tırmanıyor saçlarıma?” diye  sorunca herşey ortaya çıkmış. “Seni rezil kız! Beni nasıl da aldattın! Ben seni  dünyanın kötülüklerinden korumaya çalışıyordum!” diye bağırmaya başlamış cadı  öfkeyle. Rapunzel’i tuttuğu gibi saçlarını kesmiş ve sonrada onu çok uzaklara  bir çöle göndermiş. O gece cadı kalede kalıp Prensi beklemiş. Prens, “Rapunzel,  Rapunzel! Uzat altın sarısı saçlarını !” diye seslenince. cadı Rapunzel’den  kestiği saç örgüsünü uzatmış aşağıya. Prens başına neler geleceğini bilmeden  yukarıya tırmanmış. Prens kederinden kendini pencereden atmış. Fakat yere  düşünce ölmemiş, yalnız kulenin dibindeki dikenler gözlerine batmış.</p>
<p style="text-align: justify;">Yıllarca  gözleri kör bir halde yitirdiği Rapunzel’e gözyaşları dökerek ormanda dolaşıp  durmuş ve sadece bitki kökü ve yabani yemiş yiyerek yaşamış. Derken bir gün  Rapunzel’in yaşadığı çöle varmış. Uzaklardan şarkı söyleyen tatlı bir ses gelmiş  kulaklarına. “Rapunzel! Rapunzel!” diye seslenmiş. Rapunzel, prensini görünce  sevinçten bir çığlık atmış ve Rapunzel’in iki damla mutluluk göz yaşı Prensin  gözlerine akmış. Birden bir mucize olmuş, Prensin gözleri açılmış ve Prens  görmeye başlamış. Birlikte mutlu bir şekilde Prensin ülkesine gitmişler. Orada  halk onları sevinçle karşılamış. Mutlulukları ömür boyu hiç bozulmamış.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Gönderen:</strong></span><span style="text-decoration: underline;">Semanur Kurutluca</span></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fsizden-gelenler%2Frapunzel.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/rapunzel.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>20</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

