Haydn Serenade eşliğinde Uyur Gezer Keman masalı.
Bir yılbaşı gecesiydi.Dondurucu,kavurucu bir soğuk vardı.Yoldan geçenler paltolarının yakasını kaldırmışlar,atkılarına bürünmüşler,hızlı hızlı yürüyorlardı.Kimi evine geç kalmış,acele ediyor,kimi bir eğlence yerine gidiyordu…
Henüz hiçbir şeyin farkında olmayan, dostunu düşmanını ayıramayan minicik bir fare acemiliğinden bir gün neredeyse ölecekmiş. Yaşadıklarını annesine şöyle anlatmış: Araştırmacı bir fare olarak bütün dağı taşı dolaştım…
Bir zamanlar yaşlı bir kadıncağız varmış.Yedi oğluyla birlikte köyde yaşarmış.Fakat bu kadının oğulları birbirleriyle hiç geçinemezmiş.Her biri kendini diğerinden güçlü sanırmış.Güçlerini göstermek için de birbirleriyle dövüşüp dururlarmış…
Vaktiyle güzel bir ormanda birbirine komşu,güvercin ile karga yaşarmış.Karga kendini pek beğenmiş biriymiş.Güne şarkı söylemeden başlamazmış: “Gak gak gak, Şu sesime bak, Kargaların incisiyim, Güzellikte birinciyim, Tray lay lom,tray lay lom…” Söylediği şarkıyla bütün hayvanların başını şişirirmiş…
Bir zamanlar hansel ve gratel adında iki kardeş vardı. Fakir bir oduncu olan babaları ve kötü kalpli üvey anneleri ile birlikte ormandaki evlerinde yaşıyorlardı. Oduncunun parası yoktu ve yiyecekleri çok azalmıştı…
Yumi çok sevimli bir kaplumbağaydı. Parlayan gözleri, sürekli gülen bir yüzü ve sırtında harika işlemeleriyle çok güzel bir kabuğu vardı. Fakat Yumi bugünlerde biraz durgundu. Onu üzen bir şey vardı. Annesi Yumi’yi çağırdığında, Yumi gelinceye kadar..
O gün, yılın ilk karı yağmıştı. Narlıköy’ün çocukları hemen toplanıp, kendilerine kömür gözlü, havuç burunlu, sevimli bir kardan adam yaptılar. Bütün gün neşe içinde kartopuna tutup, oynadılar. Çocukların sevinçli hali kardan adamın da çok hoşuna gitmişti…





(Ortalama:4,36 oy)
(Ortalama:3,82 oy)



