KELAYNAK KUŞ

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

kelaynak KELAYNAK KUŞ

Bir varmış, bir yokmuş. Bir ormanda bir çok kuş varmış. Bunların içinden bir tanesi çok tembelmiş. Bütün kuşlar kendi yiyeceklerini kendileri ararmış. Bulduklarını yerler, bir kısmını da yuvalarına taşırlarmış. Ama tembel kuş aylak aylak dolaşırmış. Karnı acıkınca da bir başka kuşun yiyeceğini kapar kaçarmış. Aylak kuş yiyecekleri o kadar çabuk kapar kaçarmış ki, öteki kuşlar bir türlü kimin bu işi yaptığını anlayamazlarmış. Bir kuş tam bir solucan bulmuş yiyecek, hop öteki kapıp gitmiş. Tam bir böcek yakalamış, hop gene gitmiş. Bıkmışlar, usanmışlar kuşlar. Bir gün ormanda toplantı yapmışlar, bütün kuşlar bir araya gelmişler.

Bu tembel kuşu yakalamak için bir çare düşünmüşler. Ağaçkakan demiş ki: “ Bir balkabağını alalım, ben gagamla içini oyayım. En dibine yapışkan çamsakızı koyalım. Sonra bu kabağı depo gibi kullanalım. Tuttuğumuz her şeyi içine atalım. Aylak kuş bu depoyu bulunca içindekileri yemek için kafasını daldırır. Kafasını sokunca da yapışır, onu yakalarız.” Bütün kuşlar bu fikri beğenmişler. Ağaçkakanın dediklerini yapmışlar, buldukları tüm yiyecekleri de kabağın içine atmışlar. Aylak kuş bunları görünce: “ Vay bunlar gizli bir depo yapmışlar!” diye düşünmüş. Sonra da balkabağına yaklaşmış, kafasını sokmuş içine. Sokmasıyla yapışması bir olmuş. O zaman bunun bir tuzak olduğunu anlamış ama kafası bir kere yapışmış. Kurtulmak için çok çabalamış, sonunda da kurtulmuş. Ama başındaki tüyler sakıza yapışıp kaldığı için başını çekince tüyler yolunmuş, başı kel kalmış. Öteki kuşlar onu yakalayamamışlar ama artık kel olduğu için onu kolayca tanıyabiliyorlarmış.

Kelaylak kuş diye onu gören yemini alıp kaçıyormuş. Kelaylak aç kalmaya başlamış. Bakmış olacak gibi değil o ormanı bırakıp başka bir ormana gitmiş. Ne var ki yeni gittiği ormanda da onu çabucak tanımışlar. Kelaylak kuşa yemeğimizi kaptırmayalım diye onu ormandan kovmuşlar. Kelaylak kuş o orman senin, bu orman benim dolaşmış durmuş. En sonunda Birecik diye bir yere gelmiş. Birecik sıcakmış, sıcak olduğu içinde böceği bol bir yermiş. Kelaylak kuş artık karnı acıkınca kendi yemini kendi buluyormuş. Öteki kuşlar kelaylak kuşu sevmişler, onunla arkadaş olmuşlar. Sonra bir gün ona sormuşlar: “Neden senin adın kelaylak kuş? Kelliğini hadi anladık ama sen tembel, aylak bir kuş sayılmazsın. Kendi yemeğini kendin buluyorsun. Gel sana yeni bir ad bulalım.” Kelaylak kuş buna çok sevinmiş. Arkadaşları da ona bundan sonra senin adın kelaylak kuş değil kelaynak kuş olsun demişler.

Böylece bizim kuşun adı kelaynak kuş olmuş ve Birecik’e yerleşmiş burada kalmış. Kelaynak kuşlar o gün bugündür Birecik’te yaşarlar.

Kategori: Sesli Masallar Etiketler:, , , , ,

20 Yorum

« Sonraki4321Önceki »
  1. sema

  2. güzel bir masal,ama müzik sesi çok daha ön planda,ve masalı değilde müziği dinliyoruz daha çok.oysaki dinlemeye değer bir masal mahvolmuşşş….

  3. ela

  4. ah kelaynakkuş başına gelmamiş dert kalmamış

  5. neşe

  6. bence çok ama çok ama çoka ama çok ama çok ama çokkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk güzeeeeeeeeeeeeeeeelllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll ……………..BRAVO……………..

  7. yaren

  8. süper

  9. yaren

  10. süperrrrrrrrrrrrr

« Sonraki4321Önceki »

Yorum Yaz