<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sesli Masal &#187; Sizden Gelenler</title>
	<atom:link href="http://www.seslimasal.net/category/sizden-gelenler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.seslimasal.net</link>
	<description>Masallar - Masal Dinle - Masal Oku - Dünya Klasikleri - Masal Dünyası</description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Jan 2012 11:26:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Yoksul Kunduracı</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/yoksul-kunduraci.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/yoksul-kunduraci.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Sep 2011 07:39:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Masallar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[Yoksul Kunduracı masalı]]></category>
		<category><![CDATA[Yoksul Kunduracı masalı dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Yoksul Kunduracı masalı oku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=966</guid>
		<description><![CDATA[Eski zamanlarda, ülkenin birinde yoksul bir kunduracı ve karısı yaşarmış. Kunduracı
çok yaşlandığı için artık eskisi gibi çalışamıyormuş. Kazandıkları para ancak
karınlarını doyurmaya yetiyormuş.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eski zamanlarda, ülkenin birinde yoksul bir kunduracı ve karısı yaşarmış. Kunduracı<br />
çok yaşlandığı için artık eskisi gibi çalışamıyormuş. Kazandıkları para ancak<br />
karınlarını doyurmaya yetiyormuş.</p>
<p>Kunduracı, bir gece elinde kalan son deriyi de ertesi gün ayakkabı yapmak için<br />
hazırlayıp tezgahın üzerine koymuş. Yatmaya gitmiş.</p>
<p>Ertesi sabah her zamanki gibi erkenden kalkmış.</p>
<p>Tezgahın üzerine bakınca çok şaşırmış. Çünkü bir çift ayakkabı duruyormuş.<br />
Ayakkabılar öyle güzelmiş ki, müşterilerden biri bunları görünce çok beğenmiş.</p>
<p>Hemen satın almış. Yaşlı kunduracı kazandığı paralarla iki çift ayakkabı yapabilecek<br />
kadar deri satın almış.</p>
<p>Derileri o akşam yine ertesi gün ayakkabı yapmak üzere hazırlamış. Sabahleyin<br />
kalktığında bu kez iki çift ayakkabı bulmuş.</p>
<p>Dükkana gelen müşteriler ayakkabıları çok beğenip bol bol para vermişler.</p>
<p>Kunduracı bu durumdan çok memnunmuş. Artık pazara gidip yeterince deri<br />
alabilecekmiş.</p>
<p>O akşam yine derileri hazırlarken ertesi sabah ne göreceğini tahmin edebiliyormuş.</p>
<p>Gerçekten de düşündüğü gibi olmuş. Sabah kalktığında dört çift gıcır gıcır ayakkabı<br />
tezgahın üzerinde duruyormuş.</p>
<p>Günler böyle geçmeye başlamış.</p>
<p>Yoksul kunduracı artık geçim sıkıntısı çekmiyormuş. Kazandığı paralarla istediği<br />
kadar deri alabiliyormuş. Hatta bir miktar da para arttırıp gelecek günler için<br />
saklıyormuş.</p>
<p>Kunduracı bir gün karısına:</p>
<p>- Bu böyle olmayacak. Bize yardım edenlerin kim olduklarını mutlaka öğrenmemiz<br />
gerek. Bunun için bu gece saklanarak onları gözetleyeceğim, demiş.</p>
<p>Yine derileri hazırlayıp tezgahın üzerine bırakmış. Karısı da odanın aydınlanması<br />
için mum yakarak masanın üzerin koymuş.</p>
<p>Bütün hazırlıklar tamamlanınca karı koca odadaki dolabın içerisine girerek beklemeye<br />
başlamışlar.</p>
<p>Vakit gece yarısı olunca birden tıkırtılar duyulmaya başlamış. Kapı açılmış. Çok<br />
sevimli iki minik adam içeri girmişler.</p>
<p>Tezgahın yanına gelerek kunduracının bıraktığı derilerden ayakkabı yapmaya<br />
başlamışlar.</p>
<p>Karı koca hayretle onları izliyorlarmış. Cüceler işlerini bitirerek sabaha karşı<br />
gitmişler.</p>
<p>Ertesi gün kunduracı düşünmeye başlamış. Kendisini fakirlikten kurtaran bu adamlara<br />
teşekkür etmek istiyormuş, ama nasıl?</p>
<p>Akşam olunca karısına:</p>
<p>- En iyisi minik adamlar için güzel kıyafetler hazırlayalım, demiş.</p>
<p>Hemen işe koyulmuşlar. Onlar için minik elbiseler, ayakkabılar hazırlamışlar.</p>
<p>Ertesi gece kunduracı tezgahın üzerine kesilmiş deriler yerine hazırladıkları<br />
hediyeleri bırakmış.</p>
<p>Yine bir mum yakarak dolabın içine saklanmışlar.</p>
<p>Az sonra kapı açılmış. Minik adamlar tezgaha yaklaşınca kendileri için bırakılan<br />
hediyeleri fark etmişler.</p>
<p>Sevinçle dans etmeye başlamışlar. Sonra hoplaya zıplaya gitmişler. İki minik adam<br />
bir daha hiç görünmemişler.</p>
<p>Ama, kunduracı ile karısı, minik adamlar sayesinde kazandıkları parayla ömür boyu<br />
rahat yaşamışlar. Onları da hiç unutmamışlar.</p>
<p>Gönderen;</p>
<p>Adım: Azra.</p>
<p>Yaşım: 12</p>
<p>Cinsiyetim: Kız</p>
<p>Yaşadığım Şehir: İstanbul</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fsizden-gelenler%2Fyoksul-kunduraci.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/yoksul-kunduraci.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>17</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Süper Çocuk</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/super-cocuk.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/super-cocuk.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Aug 2011 15:21:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Masallar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[süper çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[süper çocuk masalı]]></category>
		<category><![CDATA[süper çocuk masalı oku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=949</guid>
		<description><![CDATA[Bir süper çocuk varmış.ama bu çocuk çok güçlüymüs.bütün hırsızlar ondan
korkarmıs.diyerlerki aa bu süper çocuk kaçın!diye barırlar ama bir gün sabah uyanmış
.ve bir çocuk kadının çantasını çalmış]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<pre>Bir süper çocuk varmış.ama bu çocuk çok güçlüymüs.bütün hırsızlar ondan
korkarmıs.diyerlerki aa bu süper çocuk kaçın!diye barırlar ama bir gün sabah uyanmış
.ve bir çocuk kadının çantasını çalmış.ve paralarını çalıp şeker yiyormus.hemen
süper çocuk onu durdurmus ama hemen çocuk koşmuş süper çocuk ona tokat atmış ve
alamış birda bir kötülük yapmamış.

Gönderen;

Adım: gürol yılhan

Yaşım: 9

Cinsiyetim: Erkek

Yaşadığım Şehir: kocaeli</pre>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fsizden-gelenler%2Fsuper-cocuk.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/super-cocuk.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Davetsiz Misafir</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/davetsiz-misafir.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/davetsiz-misafir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Aug 2011 08:37:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Masallar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[davetsiz misafir]]></category>
		<category><![CDATA[davetsiz misafir masalı]]></category>
		<category><![CDATA[davetsiz misafir masalı oku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=941</guid>
		<description><![CDATA[Ülknin birindebir kız yaşarmış. Bu kız bir günkardeşinin olcağını örenmiş. Önceleri
bu haber hiç hoşuna gitmemiş. Evin tek kızı olmak istiyormuş. Sonra düşünmüş bir
kardeşinin olmasının hiçte kötü birşey olmayacağını anlamış. Hatta heyecanlanmaya
bile başlamış.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ülknin birindebir kız yaşarmış. Bu kız bir günkardeşinin olcağını örenmiş. Önceleri<br />
bu haber hiç hoşuna gitmemiş. Evin tek kızı olmak istiyormuş. Sonra düşünmüş bir<br />
kardeşinin olmasının hiçte kötü birşey olmayacağını anlamış. Hatta heyecanlanmaya<br />
bile başlamış. Günler geçmiş ve sıcak bir gün o kız kardeşine kavuşmuş. Yani kardeşi<br />
olmuş. Bu çok güzel bir duyguymuş. Artık abla olmuş. Kardeşini kucağından indirmek<br />
istemiyormuş.Bu bebeği çok semeye başlamış ve hayatın memnun bir şekin yaşamaya<br />
devam etmiş.</p>
<p>İsim: nazlı karabacak<br />
Yaşı: 8</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fsizden-gelenler%2Fdavetsiz-misafir.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/davetsiz-misafir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>25</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AKLI BAŞINA GELEN BEYOĞLU</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/akli-basina-gelen-beyoglu.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/akli-basina-gelen-beyoglu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Aug 2011 23:34:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Masallar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[AKLI BAŞINA GELEN BEYOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[AKLI BAŞINA GELEN BEYOĞLU masalı]]></category>
		<category><![CDATA[AKLI BAŞINA GELEN BEYOĞLU masalı dinle]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=919</guid>
		<description><![CDATA[Çok zengin bir bey varmış. Birde oğlu varmış. Oğlu çok savurganmış. Birgün bey
amansız bir hastalığa yakalanmış. Öleceğini anlayınca oğlunu yanına çağırmış ve
demişki''Oğlum,ben artık öleceğim. Sana nasihat vermek isterim. Zor duruma
düşersen eşyaların 1-2 tanesini sat.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>  Çok zengin bir bey varmış. Birde oğlu varmış. Oğlu çok savurganmış. Birgün bey<br />
amansız bir hastalığa yakalanmış. Öleceğini anlayınca oğlunu yanına çağırmış ve<br />
demişki&#8221;Oğlum,ben artık öleceğim. Sana nasihat vermek isterim. Zor duruma<br />
düşersen eşyaların 1-2 tanesini sat.Eğer bu evi satacak duruma düşersen<br />
kendini evin satılcağını göreceğine  şu ipi alıp kendini as.&#8221; Birkaç gün<br />
sonra bey hayata gözlerini kapatmış.Oğlan eşyaların hepsini satmış.Babasından<br />
kalan paraları ve sattığı eşyaların paralarının  hepsini gereksiz olarak<br />
barlarda harcamış.En sonunda evi satacak hale gelmiş.Kendini asmak aklına<br />
gelmiş,tam asacekken ip kopmuş.Oda büyükmüş ve bir parmak kadar kalmayacak<br />
şekilde heryeri altın kaplamış.Babasının mezarına gitmiş ve<br />
ağlamış.&#8221;Teşekkürler babacığım,büyük savurganlık yaptım.Annemden ve senden<br />
özür dilerim.Bu iyiliğini unutmayacağım .&#8221;demiş ve tutumlu bir şekilde<br />
hayatını mutlu mutlu sürdürmüş.</p>
<p>İsim: Ceyda Durur</p>
<p>Yaşı: 9</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fsizden-gelenler%2Fakli-basina-gelen-beyoglu.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/akli-basina-gelen-beyoglu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DOKUZ İLE SIFIR</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/dokuz-ile-sifir.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/dokuz-ile-sifir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Aug 2011 12:50:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Masallar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[dokuz ile sıfır]]></category>
		<category><![CDATA[dokuz ile sıfır masalı]]></category>
		<category><![CDATA[dokuz ile sıfır masalı oku]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=932</guid>
		<description><![CDATA[ O gün sayılar ülkesinde bir karmaşıklık vardı. Karmaşıklığın nedeni Dokuz ile
Sıfır'ın kavga etmesiydi. Dokuz "ben senden büyüğüm sen bana ağabey diyeceksin"
diye Sıfır'ı küçümsüyordu. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> O gün sayılar ülkesinde bir karmaşıklık vardı. Karmaşıklığın nedeni Dokuz ile<br />
Sıfır&#8217;ın kavga etmesiydi. Dokuz &#8220;ben senden büyüğüm sen bana ağabey diyeceksin&#8221;<br />
diye Sıfır&#8217;ı küçümsüyordu. Oysa Sıfır &#8220;ikimizin de türü aynı neden sana ağabey<br />
diyeyim ki&#8221; diyordu. O sırada yaşlı Doksan oraya geldi:<br />
-Dokuzcuğum! Kimseyi küçümsememelisin. Bak, ben hem dokuz, hem sıfırdan oluşuyorum.<br />
Oysa siz kavga ediyorsunuz. Benim gibi birleşik olsanız el ele kafa kafaya verseniz,<br />
doksan köyü bir parmağınızla yıkarsınız. Ne demiş atalarımız &#8220;birlikten kuvvet<br />
doğar&#8221;</p>
<p>İsim: Esin Arslan</p>
<p>Yaşı: 11</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fsizden-gelenler%2Fdokuz-ile-sifir.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/dokuz-ile-sifir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>28</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ON LİRA</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/on-lira.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/on-lira.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Jan 2011 16:42:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MasalBaba</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=873</guid>
		<description><![CDATA[Ayşe, kitap okumayı sevmeyen bir çocukmuş. Babası Ayşe`ye kitap okuması için bol bol öğüt verir, fakat sözünü dinletemezmiş. Birgün kızını karşısına alarak ,"Ayşeciğim eğer bu kitabı okursan sana on lira vereceğim" demiş...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: justify;">Ayşe, kitap okumayı sevmeyen bir çocukmuş. Babası Ayşe`ye kitap okuması için bol bol öğüt verir, fakat sözünü dinletemezmiş. Birgün kızını karşısına alarak ,&#8221;Ayşeciğim eğer bu kitabı okursan sana on lira vereceğim&#8221; demiş. Ayşe için on lira büyük paraymış.Babasına&#8221;tamam babacığım,bu kitabı okuyacağım&#8221;diye söz vermiş.Babası ona bir hafta süre vermiş.Bu kitabı bitirince bir özetini çıkarmasını istemiş.Aradan günler geçmiş,fakat Ayşe kitabının yüzünü bile açmamış.Babasını verdiği süre dolmak üzereymiş ki aklına bir fikir gelmiş.Kütüphaneye giderek bu kitabın özetini bulmuş.Bir kağıda yazmış ve eve dönmüş.bir hafta sonunda Ayşe babasına&#8221;Verdigin kitabı okudum ve özetini çıkardım&#8221;demiş.&#8221;İşte özeti burda&#8221;Babası Ayşe`nin çıkardıgı özeti okurken Ayşe ,&#8221;Eee on liramı ne zaman vereksin?&#8221;diye sormuş. Babası gözlerini kağıttan kaldırarak , hüzünle &#8220;eğer kitabı okusaydın ,arasına koyduğum on lirayı görürdün sevgili kızım&#8221; demiş. Ayşe`nin yüzü utancından kıpkırmızı olmuş.insanın yalan söyleyerek yalnızca kendini kandırdığını anlamış. doğru söylemenin ve sözünde durmanın paradan çok daha kıymetli olduğunu düşünmüş ve bir daha hiç yalan söylememiş.</h2>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Gönderen:</strong></span><span style="text-decoration: underline;">Enise Rojbin YAVUZ<br />
</span></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fsizden-gelenler%2Fon-lira.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/on-lira.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>21</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KİBRİTÇİ KIZ</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/kibritci-kiz.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/kibritci-kiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Jan 2011 16:38:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MasalBaba</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[kurbağa]]></category>
		<category><![CDATA[kuş]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk]]></category>
		<category><![CDATA[yavru]]></category>
		<category><![CDATA[yıldız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=868</guid>
		<description><![CDATA[Bir yılbaşı gecesiydi.Dondurucu,kavurucu bir soğuk vardı.Yoldan geçenler paltolarının yakasını kaldırmışlar,atkılarına bürünmüşler,hızlı hızlı yürüyorlardı.Kimi evine geç kalmış,acele ediyor,kimi bir eğlence yerine gidiyordu...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: justify;">Bir yılbaşı gecesiydi.Dondurucu,kavurucu bir soğuk vardı.Yoldan geçenler paltolarının yakasını kaldırmışlar,atkılarına bürünmüşler,hızlı hızlı yürüyorlardı.Kimi evine geç kalmış,acele ediyor,kimi bir eğlence yerine gidiyordu.Çocuklar koşuyorlar,birbirlerine kartopu atıyorlardı.Gecenin zevkini en çok onlar çıkarıyorlardı.Kahkahalarla gülüyorlar,sevinçle haykırıyorlardı.Yalnız bir çocuk vardı ki gelip geçenler onun farkında değillerdi.Ufak bir kız çocuğu.Başı açık,elbisesi yama içinde,yoksul bir kızcağız.Bir kapının önüne büzülmüş,çıplak ayaklarını altına almıştı.Soğuktan morarmış tir tir titriyordu.Üzerinde oturduğu taş basamakta buz gibiydi.Yavrucağız da sanki donmuş,bir buz parçası kesilmişti.Geniş bir mukavva kutunun içine sıralanmış kibrit kutularına bakarken gözleri yaşarıyordu.Evet,bu bir kibritçi kızdı.O gün bir tek kutu kibrit bile satamamıştı.Satsa,bir kaç kuruş para kazansa,kalkıp evine gider,annesiyle birlikte hiç olmazsa bir kase sıcak çorba içerdi.Gidemiyordu,çünkü o gün hiç kibrit satamadığını annesine söylemekten çekiniyordu.Soğuktan,üzüntüsünden titreyen kısık,incecik sesiyle &#8220;Kibrit var,kibrit&#8221; diye bağırıyordu.Sokaktan geçenlerin hiçbiri başını çevirip bakmıyordu&#8230;Ah hiç olmazsa ayaklarında terlikleri olsaydı!Biraz önce,sokak sokak dolaşırken,hızla geçen bir arabanın önünden kaçmış,kaçarken terlikleri ayağından fırlamıştı.Karşı kaldırıma geçtikten sonra,dönüp bakmış hınzır bir çocuğun terlikleri kapıp kaçtığını görmüştü.Arkasından seslenmişti ama,çocuk alaylı alaylı seslenerek koşa koşa uzaklaşmıştı.Kibritçi kız bunun üzerine bir kapının girintisine sığınmış,oracığa kıvrılıp oturmuştu.Parmakları donmuş,sızlamaya başlamıştı.</h2>
<h2 style="text-align: justify;">Kızcağız bu acıya dayanamadı,kutulardan birini açıp bir kibrit çıkardı.Parmakları uyuşmuştu,kibrit çöpünü elinde güçlükle tutuyordu.Eli titreye titreye çöpü duvara sürttü.Kibrit birden alev aldı;tatlı,yumuşacık,turuncu bir alev.Zavallı kız,kibriti bir elinden öbür eline geçirerek,parmaklarını ısıttı.İçi de ısınmıştı.Sanki gürül gürül yanan bir ocağın karşısındaydı.Gözleri aleve dikilmiş,düşlere dalmıştı:Güzel bir odada,büyük bir ocağın karşısında oturuyordu.Arkasında kalın bir yünlü hırka,ayaklarında kürklü terlikler vardı.Isınmış,terlemeye bile başlamıştı&#8230;Derken kibrit sönüverdi.Kibritin sönmesiyle,o tatlı düşlerde sona ermişti.Kızcağızın parmakları yeniden donmaya,sızlamaya başlamıştı.Bir kibrit daha yaktı.Bu sırada soğuk bir rüzgar esti.Kız kibrit sönmesin diye,duvardan yana döndü.Öbür elini aleve siper etti.Aleve bakarken,karşısındaki duvar sanki eridi,birden açıldı,içerisi göründü.İçeride geniş bir oda vardı.Kar gibi bembeyaz örtü yayılmış bir masanın üzerine tabak tabak yiyecekler dizilmişti.Sofrada gümüş şamdanlar yanıyor,odayı gündüz gibi aydınlatıyordu.Kızcağız gözleri sofranın ortasında,büyük bir tabağa konulmuş,nar gibi kıpkırmızı kaz kızartmasına dikilmişti.Ağzı sulandı.Elini oraya doğru uzattı.Kibrit yana yana sonuna gelmişti,parmağını yakıyordu.Kızcağız çöpü yere atıverdi.Atmasıyla birlikte,yılbaşı sofrası siliniverdi,gözlerinin önüne taş duvar yeniden dikildi.Üçüncü kibrit daha fazla düşler yarattı:Bir yaz gecesi&#8230;Kibritçi Kız kırda bir ağacın altına oturmuş,yıldızlara bakıyor.Gece olduğu halde hava sıcak.Altındaki toprak,gündüz güneşten ısınmış,fırın gibi yanıyor&#8230;Küçük kız gözlerini yıldızlardan ayıramıyordu.Uzaktan uzağa gece kuşları ötüyor,kurbağalar bağrışıyordu.Derken bir yıldız kaydı,gökyüzüne geniş bir yay çizerek uzaklaştı,söndü.Kızcağız:&#8221;işte,biri daha öldü&#8221; diye mırıldandı.Bir gün,ninesi söylemişti:Her yıldız düştükçe yeryüzünden biri ölürmüş&#8230;Ninesini bir daha görebilmek için bir kibrit daha çaktı.Soğuktan kaskatı kesilmiş,beyni durmuştu.O şimdi sokak ortasında olduğunu unutmuş,düşler dünyasına dalmıştı.Kibritin alevinde yine ninesini görüyor,onun sesini işitir gibi oluyordu.İşte ninesi geliyordu.Lapa lapa yağan karların arasından bir melek gibi iniyordu&#8230;Geldi,geldi&#8230;Kollarını açtı,torununu kucakladı,aldı göklere doğru götürdü&#8230;Ertesi sabah,yoldan geçenler,bir evin basamağında donmuş kalmış kızcağızın ölüsünü buldular.Yanı başında bir sürü boş kibrit kutusu vardı.&#8221;Zavallı kız ısınmak için bütün kibritleri yakmış&#8230;&#8221; dediler&#8230;Bu kibritlerin alevinde onun ne düşler gördüğünü bilemezlerdi ki&#8230;</h2>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Gönderen:</strong></span><span style="text-decoration: underline;">Çağla ŞEN<br />
</span></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fsizden-gelenler%2Fkibritci-kiz.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/kibritci-kiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>29</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KARA TREN</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/kara-tren-2.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/kara-tren-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Jan 2011 16:36:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MasalBaba</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[çirkin]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[karga]]></category>
		<category><![CDATA[kuş]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[tavşan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=866</guid>
		<description><![CDATA[Evvel zaman içinde bir orman varmış. Bu ormanın kenarından tren yolu geçermiş. Her gün bir tren kasabadan kente giderken bu ormanın yamacından geçermiş. Ormandaki hayvanlar treni çok severlermiş. Tren ormanın kenarına gelince düdüğünü öttürür haber verirmiş...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: justify;">Evvel zaman içinde bir orman varmış. Bu ormanın kenarından tren yolu geçermiş. Her gün bir tren kasabadan kente giderken bu ormanın yamacından geçermiş. Ormandaki hayvanlar treni çok severlermiş. Tren ormanın kenarına gelince düdüğünü öttürür haber verirmiş: Düüüüüütt!.. O zaman hayvanlar ormanın kenarına koşarlarmış. Tavşanlar, sincaplar kulaklarını sallayarak onu selamlarmış. Çiçekler bile başlarını sallar, kuşlar onunla yarışırlarmış. Trende keyifli keyifli çuf, çuf çuf çuf eder, puf puf puf diye dumanını çıkararak geçer gidermiş. Bir gün kara karga, “Aman bıktım bu trenin sesinden” diye geçirmiş içinden. Kargaların kendi sesleri çirkin olduğu için olacak, trenin sesini, güzel düdüğünü sevmemiş bizim kara karga. Sonra da gidip trene şöyle demiş: “Biz senin sesini sevmiyoruz öttürüp durma. ”Tren bu işe çok üzülmüş. “Beni seviyorlar sanıyordum” demiş. Ertesi günü ormanın kenarına varınca her zamanki gibi düdük çalacakmış, ama karganın söyledikleri aklına gelince `düt` demiş kesmiş düdüğü. Sonra da kimse duymasın diye çok, ama çok yavaş geçmiş gitmiş: Çuf, çuf, çuf, puuuuff… dumandan anlamış ormandakiler trenin geçtiğini hemen koşmuşlar ama yetişememişler. Tren o kadar yavaş gitmiş ki kente geç gelmiş. Makinistler merak etmişler. Acaba bir arıza mı var diye. Oysa tren yavaş gittiği için gecikmiş. Ertesi gün tren ormanın kenarına gelince düdüğünü hiç çalmamış. Sonra da “düdük çalmadan, ormandakileri görmeden ne diye gideyim, hiç gitmem” demiş. Orada durmuş kalmış. Kentte beklemişler. Tren gelmemiş. Makinistler “Dünden belli oluyordu, arıza yaptı herhalde” demişler. Yeni bir lokomotif çıkarmışlar ve treni kasabaya geri çekmişler. Ertesi gün trene bakmaya karar vermişler. Bu sırada ormandakiler toplanıp aralarında konuşmuşlar. Treni özledik ne yapsak, diye düşünmüşler. Kuşlar ağlamışlar. Bize darıldı diye üzülüyorlarmış. Kara karga olanları görünce yaptığı yanlışı anlamış. “Sanırım siz seviyordunuz. Oysa ben ötmemesini söyledim. Ama üzülmeyin gider kendim anlatırım.” demiş ve ormanda herkes seni çok seviyor ve sen geçmediğin için üzülüyorlar. Kara tren bunu duyunca çok sevinmiş. “Yarın geleceğim git söyle” demiş. Ertesi gün makinistler gelmişler. Trende hiçbir arıza bulamamışlar. Çok şaşırmışlar. Yağlanması gerektiğini düşünmüşler. Treni bir güzel yağlamışlar. Sonra da yola çıkarmışlar. Tren koşa koşa ormana gelmiş. Gelince de uzun bir düdük çalmış. Düüüüüüüüüü…üüüüüü…..üüüüüüüt. Sincaplar, tavşanlar, kuşlar koşmuşlar trene, trende gene çuf çuf çuf, diye keyifle giderken puf puf puf, diye dumanını taa göklere salmış. O gün kente tam vaktinde varmış ve bir daha hiç bozulmamış.</h2>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Gönderen:</strong></span><span style="text-decoration: underline;">Arda Batın TANK<br />
</span></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fsizden-gelenler%2Fkara-tren-2.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/kara-tren-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AĞAÇLARIN KRALI</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/agaclarin-krali.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/agaclarin-krali.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Jan 2011 16:27:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MasalBaba</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[kelebek]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[kral]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=863</guid>
		<description><![CDATA[Bir zamanlar,kelebeklerin çiçekten çiçeğe uçuştuğu şirin bir orman varmış.Bir gün ormandaki ağaçlar kendi aralarında bir kral seçmeye karar vermişler.Bunun için önce zeytin ağacına gitmişler...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: justify;">Bir zamanlar,kelebeklerin çiçekten çiçeğe uçuştuğu şirin bir orman varmış.Bir gün ormandaki ağaçlar kendi aralarında bir kral seçmeye karar vermişler.Bunun için önce zeytin ağacına gitmişler.&#8221;Minik yapraklı şirin zeytin ağacı!Bizim kralımız olur musun?&#8221; diye sormuşlar.Zeytin ağacının dalları esen rüzgarda nazlı nazlı salınmış.&#8221;İnsanlar benim zeytinlerimden hem yer,hem de mis gibi yağ çıkarırlar.Sizi yönetmeye vaktim yok!&#8221; demiş.Ağaçlar,&#8221;Madem öyle biz de incir ağacına gideriz&#8221; demişler.Yanına varıp&#8221;Anlı şanlı incir ağacı!Bizim kralımız olur musun?&#8221; diye sormuşlar.İncir ağacı düşünmüş,taşınmış.Dallarındaki kocaman incirlere bakarak &#8220;Adım anlı şanlı,incirlerim ballı mı ballı,ama yönetim işlerine hiç aklım ermez&#8221; demiş.Ağaçlar bu sefer de koca çınara gitmişler,&#8221;Yaşlı başlı,akıllı çınar!Bizim kralımız olur musun?&#8221; diye sormuşlar.Çınar,yeşil yapraklarına kederle bakarak &#8220;İsterdim,ama sonbahar gelince yapraklarımı döküp uykuya dalıyorum.Size pek faydam dokunmaz&#8221; demiş.Ağaçlar üzüntü içinde,son olarak çam ağacına gitmişler.&#8221;İğne yapraklı çam ağacı!Ne olursun bize acı.Kralımız ol&#8221; demişler.Çam ağacı iğne yapraklarını sağa sola savurmuş.&#8221;Kral olmak çok önemli bir görev&#8221; demiş.&#8221;Sanırım bunu başarabilirim.İyi bir yönetici olacağıma söz veriyorum.&#8221; Ağaçlar neşeyle yeni krallarını kutlamışlar.O günden bu yana çam ağacı ağaçların kralıdır.O yüzden yaz kış kurumaz yemyeşil durur.Ağaçlar ise ne dertleri olsa,hiç uyumayan bu krallarına anlatırlar&#8230;</h2>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Gönderen:</strong></span><span style="text-decoration: underline;">Çağla ŞEN</span></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fsizden-gelenler%2Fagaclarin-krali.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/agaclarin-krali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YILANIN YARAMAZ KUYRUĞU</title>
		<link>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/yilanin-yaramaz-kuyrugu.html</link>
		<comments>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/yilanin-yaramaz-kuyrugu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Jan 2011 16:23:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MasalBaba</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[kurt]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[yılan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslimasal.net/?p=859</guid>
		<description><![CDATA[İçinden şırıl şırıl ırmaklar akan güzel bir ormanda bir yılan yaşarmış.Yılanın başı ile kuyruğu bir gün anlaşmazlığa düşmüş.Kuyruk,yılanın başına "Hep senin dediğin oluyor" diye karşı çıkmış."Sen nereye gitmek istersen oraya gidiyoruz.Sen nereden su içmek istersen oradan içiyoruz...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: justify;">İçinden şırıl şırıl ırmaklar akan güzel bir ormanda bir yılan yaşarmış.Yılanın başı ile kuyruğu bir gün anlaşmazlığa düşmüş.Kuyruk,yılanın başına &#8220;Hep senin dediğin oluyor&#8221; diye karşı çıkmış.&#8221;Sen nereye gitmek istersen oraya gidiyoruz.Sen nereden su içmek istersen oradan içiyoruz.Canın ne çekerse onu yiyoruz.Kaç yıldır beraberiz.Biraz da benim öne geçmem gerekmez mi?&#8221; Yılanın başı bunları dinlemiş,ama kuyruğa hak vermemiş.&#8221;Herkes ne olduğunu bilmeli&#8221; diyerek yoluna devam etmiş.Fakat kuyruğun inadı tutmuş bir kere.Sımsıkı bir ağaç dalına tutunmuş.Baş ne kadar çekiştirse de yerinden kıpırdamamış.Kuyruğa söz geçiremeyen baş sonunda onun önde gitmesine razı olmuş.Çok mutlu olan kuyruk,ormanda çılgınlar gibi gezmeye başlamış.Önüne gelen herkese &#8220;Bakın,artık baş oldum.Koskoca yılanı ben yönetiyorum&#8221; diye bağırıyormuş.Ormandaki hayvanlar bu ilginç manzarayı dudak bükerek seyrediyormuş.İşte ne olduysa o sırada olmuş.Yılanın kuyruğu,öne geçmenin sarhoşluğuyla,ona buna hava atarken,önündeki derin çukuru fark edememiş.Bir tuzak olan çukura yuvarlanıvermiş.Zavallı yılan,kuyruğuna çok kızmış ama boşuna&#8230;Yılanın tuzaktan kurtulması hayli zaman almış.Özgürlüğüne kavuştuğunda ise artık baş başlığını,kuyruk kuyrukluğunu biliyormuş.</h2>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Gönderen:</strong></span><span style="text-decoration: underline;">Çağla ŞEN</span></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.seslimasal.net%2Fsizden-gelenler%2Fyilanin-yaramaz-kuyrugu.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslimasal.net/sizden-gelenler/yilanin-yaramaz-kuyrugu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

