Eski zamanlarda, ülkenin birinde yoksul bir kunduracı ve karısı yaşarmış. Kunduracı
çok yaşlandığı için artık eskisi gibi çalışamıyormuş. Kazandıkları para ancak
karınlarını doyurmaya yetiyormuş.
Bir süper çocuk varmış.ama bu çocuk çok güçlüymüs.bütün hırsızlar ondan
korkarmıs.diyerlerki aa bu süper çocuk kaçın!diye barırlar ama bir gün sabah uyanmış
.ve bir çocuk kadının çantasını çalmış
Ülknin birindebir kız yaşarmış. Bu kız bir günkardeşinin olcağını örenmiş. Önceleri
bu haber hiç hoşuna gitmemiş. Evin tek kızı olmak istiyormuş. Sonra düşünmüş bir
kardeşinin olmasının hiçte kötü birşey olmayacağını anlamış. Hatta heyecanlanmaya
bile başlamış.
Çok zengin bir bey varmış. Birde oğlu varmış. Oğlu çok savurganmış. Birgün bey
amansız bir hastalığa yakalanmış. Öleceğini anlayınca oğlunu yanına çağırmış ve
demişki”Oğlum,ben artık öleceğim. Sana nasihat vermek isterim. Zor duruma
düşersen eşyaların 1-2 tanesini sat.
O gün sayılar ülkesinde bir karmaşıklık vardı. Karmaşıklığın nedeni Dokuz ile
Sıfır’ın kavga etmesiydi. Dokuz “ben senden büyüğüm sen bana ağabey diyeceksin”
diye Sıfır’ı küçümsüyordu.
Ayşe, kitap okumayı sevmeyen bir çocukmuş. Babası Ayşe`ye kitap okuması için bol bol öğüt verir, fakat sözünü dinletemezmiş. Birgün kızını karşısına alarak ,”Ayşeciğim eğer bu kitabı okursan sana on lira vereceğim” demiş…
Bir yılbaşı gecesiydi.Dondurucu,kavurucu bir soğuk vardı.Yoldan geçenler paltolarının yakasını kaldırmışlar,atkılarına bürünmüşler,hızlı hızlı yürüyorlardı.Kimi evine geç kalmış,acele ediyor,kimi bir eğlence yerine gidiyordu…
Evvel zaman içinde bir orman varmış. Bu ormanın kenarından tren yolu geçermiş. Her gün bir tren kasabadan kente giderken bu ormanın yamacından geçermiş. Ormandaki hayvanlar treni çok severlermiş. Tren ormanın kenarına gelince düdüğünü öttürür haber verirmiş…






(Ortalama:3,75 oy)



