Bir geyik ormanda dolaşırken bir su kaynağına rastlamış. Eğilip su içmeye başlamış. Birden titrek suda kendini görmüş. Kendi kendine konuşmaya başlamış…
Bir ormanda ceylan, fare, karga, kaplumbağa bir arada aynı yuvada yaşarlarmış. Çok iyi anlaşırlarmış. Çok mutlularmış. Bir gün avcılar ormana gelmişler. Öyle tuzaklar hazırlamışlar ki nerde olursa olsun…
Ormanın birinde ağaçlarda kargalar yaşarmış. Orman yakınlarında bir köy varmış. Kargalar köyden sürekli yiyecek çalarlarmış. Köylüler bu siyah kuşlara ‘hırsız kargalar’ dermiş. Hırsız kargalardan biri bir gün bir parça peynir çalmış.
Bir gün bir kedi ile bir tilki yolda gidiyorlarmış. İyi gibi görünmelerine rağmen ikisi de yalancı ve kurnaz hayvanlarmış. Yol boyunca kümes hayvanlarını boğazlayıp yemiş…
Bir adam yolda yürürken kara bir yılan görmüş. “Yılanlar kötü hayvanlardır. Onu öldürmekle hem kendime hem de diğer insanlara iyilik etmiş olacağım” demiş…
Birbirinden uzakta yaşayan iki keçi varmış. İkisinin de beyaz ayakları varmış. Bu keçiler çayırlarda güzel güzel otluyorlarmış…
Bir gün kurnaz bir tilki gözüne bir horoz kestirmiş. Onu tuzağa düşürmek için aklına bir kurnazlık gelmiş. Koşarak horozun tünediği ağaca gitmiş yukarı doğru bakmış…
Pisboğaz bir kurt avladığı bir hayvanı hızlı hızlı yiyormuş. Birden bir küçük bir kemik parçası boğazına takılmış. Öksürmüş aksırmış parmağını boğazına sokmuş..





(Ortalama:4,25 oy)
(Ortalama:3,89 oy)



